Vernelizasyon tanımı ziraat de sıkça duyduğumuz bir terimdir.
Bitkilerin birçoğu, belli bir düşük sıcaklıkla karşılaşmadıkça çiçek açıp meyve vermez. Bitkilerde düşük sıcaklık uygulamasına vernalizasyon denir. Bu soğuk uygulama olayına aynı zamanda bitkide şaşırtma diyenlerde vardır.
Vernalizasyon pek çok sebzede vegetatif dönemden, generatif döneme geçebilmesi için gerekli olan soğuklama isteği diye kısaca tanımlayabiliriz. Vernalizasyon nedir sorusunu en kısa ve net bir biçimde bu şekilde açıklayabiliriz.
Çok sık görebileceğimiz bir uygulamadır ancak ismen ve teknik olarak pek bilinmemektedir malesef. Tarımsal üretimde verimde çok kritik bir öneme sahiptir. Uygulama seracılıkta seranın camlarının açılmasıyla birlikte soğutulması şeklinde uygulamalarına şahit olmuştum.
Sonuçların yarın veya 22 ekim itibariyle açıklanması bekleniyor. Ziraat mühendislerinin gözü kulağı bu sonuçlarda desek yanlış olmaz. Zor bir sınavdı bakalım puanlar ve sıralamaya baktığımızda hangi seviyede olacak merak konusu. Puanlar düşecektir tahminim ama branş sıralamamız okadar kötü olmayacaktır bana göre. Bekleyip görelim
Diyapoz (latince: diapause) kelimesi için, Böceklerin kendini koruma dönemi diyebiliriz. Böcekler yaşamsal faaliyetlerini sürdürmeleri için halihazırda şartların müsait olmadığı koşullardan kendilerini koruyarak yaşamsal faaliyetlirini sürdürebilme amacıyla bir süre yaptıkları; beslenmedikleri, hareketsiz kaldıkları ve fizyolojik olarak yaşamlar faaliyetlerini ise minimuma düşürdükleri evreye diyapoz denir. yaşam döngüsünde böceklerin önemli dönemlerinin herhangi birinde ortaya çıkabilir.
Yumurta, larva ve pupa dönemlerindeki diyapoz, gelişmede duraklama şeklinde görülür. Erginlerde ise üremede durma ve vücut yağının depolanması şeklindedir.yalancı ve gerçek diyapoz olmak üzere ikiye ayrılır. Mevsimsel olarak yaş ve kış olmak üzere ayrılmaktadır.
Yumurta, larva ve pupa dönemlerindeki diyapoz, gelişmede duraklama şeklinde görülür. Erginlerde ise üremede durma ve vücut yağının depolanması şeklindedir.yalancı ve gerçek diyapoz olmak üzere ikiye ayrılır. Mevsimsel olarak yaş ve kış olmak üzere ayrılmaktadır.
Sukulentler Günümüzde sıkça gördüğümüz marketlerde bile satılan genellikle uygun fiyatlı bitki çeşitleridir. Pek bilinmesede kaktüsgiller familyasına bağlı bir bitkidir kendileri. Dikensiz oluşları bu nasıl kaktüs dedirtsede bilimsel açıdan öyledir. Sukulentin kelime anlamı özü sulu özünde su bulunduran bitki demektir. Zaten yapraklarında bile yogun bir su tutma özelliği vardır buda neden kaktüsgiller familyasından olduğunu bize açıklar. Kaktüslerde yogun gövdesinde su tutabilirler ve susuzluğa dayanıklı bitkilerdir. Bu yüzdendir ki sukulentlerin bakımı oldukça kolaydır. Çok su ihtiyaçları yoktur. Yogun bir güneş görmeleri veya görmemeleri çok önemli değildir. Bakımı kolay olması sanırım son dönemde popüler olmasına sebep oldu diyebiliriz. Kolay kolay ölmemeleri arsız bir bitki oluşları hızlı çoğaltıma uygun olmaları hobiciler için birden sukulent yetiştiriciliğine yoğunlaşmalarına sebep olmuştur. Birde yetiştirmek zormuş gibi youtubeda saatlerce bunu anlatanlar yokmu tam fırsatçılar doğrusu.
Çinin wuhan kentinden yayılan çinlilerden nefret ettirecek düzeyde dünyayı etkileyen virüs. Tarım sektörünün önemini üretimin önemini ülkeye göstermiş gibi görünse de virüs sonrası unutulacak insanlar için geçici bir gündem malzemesi değildir umarım.ziraat mühendisleri olarak Riskli bir grupta önlemlerin sınırlı alınabileceği şartlarda sahada ter dökerken belki sağlık çalışanları gibi alkış almasakda zirai net olarak herbirinizi gönülden alkışlıyorum meslektaşlarım.
İyi Tarım Nedir?
İyi tarım; güvenilir gıda teknolojine ulaşabilmek adına ortaya çıkmış bir kavramdır. Çağımızın getirdiği yaşam standartlı, güvenilir gıdalara ulaşabilme ihtiyacını giderek artırmaktadır. Bu nedenle ortaya çıkan iyi tarım uygulamaları ile, güvenilir gıda üretiminin artırılması hedeflenmiştir. GDO, zirai ilaçlar, gıda sertifikaları, doğal ve ekolojik tarım, tohum çeşitleri ve toprak ölçüm raporları iyi tarımın gerektirdiği bazı uygulamalar arasında yer almaktadır.
genel olarak herkesin puanı düşük geldi. branş sıralamasını merakla bekliyorum 2018 yılındaki sıralamaya göre nasıl olacak hep birlikte göreceğiz. herkes puanlar düşsede iyi olacak diye tahmin yürütüyor bekleyip görelim.
Bugün itibariyle kpss branş sıralamaları açıklandı. geçen sınav ile kıyasladıgımızda 1 puanlık bir fark görülüyor sıralamada. puanlar düşük gelsede geçen yıla oranla sıralamalar oldukça iyi gelmiş. geçen yılın 1 puanıyla bu yılınki ziraat mühendisi kpss branş sıralamasında farketmiş durumdadır. bakalım atamalar gerçekleşecek mi ne olacak göreceğiz.
Zirai don ne demektir; tarımda en büyük risklerden biri olan üretimi tamamen bitirebilecek ve onca emeği bir anda yok edebilecek seviyede risk teşkil eden metoroloji olayı hava sıcaklığının 0°C derecenin altına düşmesiyle meydana gelen ve bitkinin direk ölmesine sebebiyet verebilecek bir olaydır. tarımda ekilen her bitkinin bir iklim isteği vardır. belirli sıcaklık veya soğukluklarda bitki yaşamını devam ettiremez. tarımda ise değişen hava koşullarına karşı çeşitli önlemlerle bu don riskinin önüne geçilmeye çalışılır. meteoroloji genel müdürlüğü zirai don tahminleri hava durumu sürekli takip edilerek, serada ısıtmalar veya çeşitli önlemler yapılmalıdır.
Tarım ve ormancılık bakanlığının 15-22mayıs tarihlerinde yapacağı 699 kişilik ziraat mühendisi ataması. Uzun bir dönem sonra yeterli olmasada mesleğimiz için nefes aldıracak bir atama olacak. 189 ziraat teknikerine ek olarak, 790 veteriner hekim, 363 gıda mühendisi, 101 su ürünleri mühendisi, 11 veteriner sağlık teknikerinin atamaları yapılacak.
bu yıl 3 ilde gerçekleştirilecek olan ziraat mühendislerinin korkulu rüyası bir sınav. corona döneminde 3 ile yayılması sevindirici elbette. bu iller; ankara, istanbul ve izmir olarak belirlenmiş. keşke bölgesel bir planlama olsaymış. bu yıl orman ve orman endüstri mühendisleride girecek olması bizleri oldukça üzdü doğrusu. kimi yerlerde sürekli ertelenecek mi gibi sorular dolansa da virüsün durumunu elbet biliyorlardı kpss yapılacak iken bu sınav yapılır tabi.
Organik Tarım Nedir?
[/b]İnsan ve çevreye zarar vermeden, kimyasal kullanmadan verimliliğe dayalı olarak yapılan üretim modeline organik tarım denir. Organik tarım sayesinde toprağın verimliliği artırılmış olduğu gibi gıdanın güvenliği de esas alınmış olur. Yani organik tarım üretiminin her aşaması kontrollü olur. Organik tarımda üretimden satışa geçen süreçlerin tamamı yetkili kuruluşlar tarafından kontrol edilir ve [b]sertifikalandırılır.
Tarım üretiminde verimliliğin artırılması için gübreleme şarttır. Organik tarım da ise gübreleme tekniği onay verilmiş olan maddelerle yapılır. Örneğin; Yeşil gübreleme, münavebele gibi. Organik tarım merkezine insan ve canlıyı odak almış olduğundan dolayı, içeriğinde zararlı hiçbir madde bulunmaz. Bu sayede herhangi bir organik üretim yapan çiftlikte üretilmiş ürünlerin besin değerleri yüksek olarak soframıza gelmiş olur.organik tarım yalnızca ürünlerin sağlıklı bir şekilde sofralara kazandırılmasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda (bkz: Erozyon) da önlenmesine katkıda sağlamaktadır.
Belgeyi aldıktan sonra çalışmıyorsanız 3 yılda bir vize işlemi yaptırmanız gerekir. Vizeyi bir eğitim seminere katılarak bunu beyan ederekte yapabilirsiniz. Tarımsal yayım ve danışmanlık sınavına çalışmak için ise Kaynak kitap önermek gerekirse bakanlığın kendi kitabı var ona çalışmanı ve geçmiş yıllarda çıkmış soruları çözmeniz yeterli olacaktır. Ekstra kaynağa ihtiyacınız yok internette gördüğünüz satıcılara boşuna paranızı kaptırmayın sevgili sözlük. Bakanlığın kitabının resmini buraya iliştiriyorum. [image src=i.ibb.co/MnYzKnV/BA2-D5-E0-E-0-BCA-463-E-9872-354-AC3097-D08.jpg]
Ziraat odaları, kooperatiflerin alımda bazen şart koştuğu, tarım danışmanlığı belgesi. Tarım bakanlığı tarafından verilir sınavı ise gazi üniversitesi tarafından ankara’da yapılır. Çeşitli konularda 100 soru sorulur ve 70 doğru cevap verilmesi gerekmektedir. Sınav test olarak yapılır eskiden 4 şıklıyken artık 5 şıklı test olarak yapılmaktadır. En son yapılan sınavda sınav ücreti 80Tl idi (siz bunu okurken bu çoktan değişir artar muhtemelen). Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Sınavı‘Na Kimler girebilir biraz bundan bahsetmek isterim. Sınava 3 grup girebilir bunlar şöyle; 1. Grup: Tarım ziraat alanında ilgili Meslek Lisesi (bkz: tarım lisesi ) veya Meslek Yüksek Okul Mezunları 2. Grup; Ziraat fakültesi mezunu veya 4 yıllık meslek yüksek okulu mezunları 3.grup; 3 yıl ve üzerinde bir sürede tarım yayıncısı olarak çalışan ve bunlar gerekli resmi usullere uygun bir şekilde belgelendirebilenlen girebildiğibir sınavdır. gbkz:Sınavda konu soru dağılımları nasıl? Bu konuda aşağıda resimde tarımsal yayım ve danışmanlık sınavı konu dağılım resmini ekliyorum ekteki resimden inceleyebilirsiniz. Ziraat mühendisleri için önemli belgelerden birisidir. herkesin girmesini öneririm. geçmişte çok basitti ancak son dönemde biraz zorlaştırılmış sanıyorum.sınavın konularının soru dağılımının yer aldığı liste ektedir. [image src=i.ibb.co/MRVRNLV/0-A82-A54-A-56-DD-4-D2-A-B3-CA-BEFD27684715.jpg]
Mesleğimize olan güvensizliğin göstergelerindendir. Ayrıca lobi olarak ne kadar güçsüz olduğumuzuda ortaya koyar. Kendi bakanlığımızda bile işi bilenler yok iken tarım nasıl kalkınacak. Ziraat odalarında bile ilk okul mezunu başkanlar var altında çalışıyoruz. Çiftçiye zaten dert anlatmak bilimsel çalışmaya yönlendirmekte zor. Biz nasıl mühendisliğimizi icra edebiliriz bu ortamda?
Tarım’da sıkça karşılaştığımız bir biyoloji terimi. Genel olarak özet geçmek gerekirse, bir bölgede yer alan, yaşamını sürdüren bitki ve hayvanların tümüdür diyebiliriz. Bir bölgedeki hayvan varlığına ise (bkz: fauna ) , bitki varlığına ise (bkz: flora ) denir. Bir tanım yapmamız gerekirse bir alan veya bölge de varlığını sürdüren flora ve fauna’ya biota yada biyota denir.
kaktüs üretiminde toprak seçimi önemlidir.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Topraksız tarım sistemi, geleneksel toprak bazlı tarıma alternatif bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkiler, besin ve suyu doğrudan köklerine uygulanarak yetiştirilir. Topraksız tarım sistemi, düşük maliyeti, yüksek verimliliği ve daha az su kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak, yaban hayatının zarar vermesi durumunda, topraksız tarım sistemleri daha kolay bir şekilde hasara uğrayabilir. Bu nedenle, yaban hayatını önlemek için önlemler alınması önemlidir.
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Virüs malesef işe alımları çok kötü etkiledi. Kaç aydır herşey durmuş durumda ve nereye gider bilemiyorum. Tarım çokca medya malzemesi olsada iş ziraat mühendisleri ve üreticiler için aynı ve hatta birazda negatif seyrediyor gibi görünüyor