Mesleğimize olan güvensizliğin göstergelerindendir. Ayrıca lobi olarak ne kadar güçsüz olduğumuzuda ortaya koyar. Kendi bakanlığımızda bile işi bilenler yok iken tarım nasıl kalkınacak. Ziraat odalarında bile ilk okul mezunu başkanlar var altında çalışıyoruz. Çiftçiye zaten dert anlatmak bilimsel çalışmaya yönlendirmekte zor. Biz nasıl mühendisliğimizi icra edebiliriz bu ortamda?
Alman bir kimyacı'dır kendileri, Justus von Liebig bitki besleme de özellikle yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu fikirlerin yasalaşması ile birlikte pek çok ülkede buluşları ziraat mühendisliği için derslerde okutulur hale gelmiştir. En bilineni ise kendi ismiyle anınan Liebig fıçısı veya asıl adıyla Liebig minimum yasası olarak adlandırılmaktadır. yasayı incelemek isterseniz (bkz: Minimum Yasası, Leibig Fıçısı Yasası) . tarımsal kimya alanında yoğunlaşan bilim insanı, özellikle bitkide azotun önemi vurgulayan geniş çaplı araştırmaları en önemlisidir bana göre. ayrıca gıda açısından da pek çok deneye çalışmaya imzasını atmıştır. amcamızın fotoğrafınıda şöyle iliştiriverelim [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/Justus-von-Liebig.png]
bu alımda ilk kez diğer alımlara göre bir fark olacak ve bu çok önemli oda şu ki; mevcut kamu kurumlarında çalışanlar bu atamada başvuru yapamayacak. geçmiş dönemlerde bu şekilde başvurular nedeniyle bazı kontenjanların boşa gittiği bir gerçekti ve bu büyük bir sorundu. bu yenilik bakanlıklar açısından da bir ilk, bu kuralı ilk kez (bkz: tarım bakanlığı) uygulayacak. diğer kamu kurumlarına da örnek olup onlarda da uygulanması büyük haksızlıkların önüne geçecektir. ziraat mühendisi ve ziraat teknikeri meslektaşlarıma hayırlı olmasını dilerim.
mevcut verilerde tarımla uğraşanların yaş ortalamasının 56 olduğu bilinen bir gerçek. bu yüzden bu projenin (bkz: çks sistemi) gibi zorundalık ve desteklemelerle kullanımının alıştırılması şart. bir alışkanlık elde edilirse zaten işlevselliği teknik sorunları adım adım çözülür tüm dijital platformlarda oldugu gibi. çok iyi bir müşteri hizmetleri sistemiyle direk diyalogla çözümlenmelidir üye problemleri. yapılan araştırmalarada insanlar dijital platformlarda ilk denemesinde başarısız veya negatif bir sonuçla karşılaşırsa malesef geri döndürmenin çok zor olduğunu gösteriyor bizlere. Bu Aslında birde Türkiye Gerçeğidir. örnek vermem gerekirse (bkz: devrim arabaları) gerçeği var bir başarısızlık büyük bir devrimi engelledi otomotivde. bu yüzden bu projeyinin başarısı çok önemlidir. tarımın tüm paydaları olarak biz mühendislerde elimizden geleni yapmalıyız. arkasında güçlü bir bakanlık varken başarısız olma lüksü yok. eminim projenin arkaplanın da pek çok plan program yapılmıştır diye umut ediyorum.
Organik Tarım Nedir?
[/b]İnsan ve çevreye zarar vermeden, kimyasal kullanmadan verimliliğe dayalı olarak yapılan üretim modeline organik tarım denir. Organik tarım sayesinde toprağın verimliliği artırılmış olduğu gibi gıdanın güvenliği de esas alınmış olur. Yani organik tarım üretiminin her aşaması kontrollü olur. Organik tarımda üretimden satışa geçen süreçlerin tamamı yetkili kuruluşlar tarafından kontrol edilir ve [b]sertifikalandırılır.
Tarım üretiminde verimliliğin artırılması için gübreleme şarttır. Organik tarım da ise gübreleme tekniği onay verilmiş olan maddelerle yapılır. Örneğin; Yeşil gübreleme, münavebele gibi. Organik tarım merkezine insan ve canlıyı odak almış olduğundan dolayı, içeriğinde zararlı hiçbir madde bulunmaz. Bu sayede herhangi bir organik üretim yapan çiftlikte üretilmiş ürünlerin besin değerleri yüksek olarak soframıza gelmiş olur.organik tarım yalnızca ürünlerin sağlıklı bir şekilde sofralara kazandırılmasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda (bkz: Erozyon) da önlenmesine katkıda sağlamaktadır.
Tarımsal üretim sürecinde meydana çıkan yabancı otlar, bitki zararlıları ve bitki hastalıkları gibi üretimi, verimi dolayısıyla tarımdaki geliri direk etkileyecek unsurlardan çeşitli kimyasal, biyolojik veya kültürel işlemler vasıtasıyla bitkileri korumak için yapılan, ürünü korumak veya kalitesinin düşmesini engellemek amacıyla yapılan işlemlere zirai mücadele denir.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
Dikey tarım, dikey çiftlikler olarak adlandırılan vertical farming Artan nufüs tarımda daha az alan ve girdiyle daha verimli çözümler üreterek daha çok üretim yapmaya itiyor. Bu tarım yöntemide bu ihtiyaçtan doğmuş alanları daha ekonomik kullanmayı ve daha fazla üretim yapmayı hedefleyen topraksız tarım metodudur. [image src=i.ibb.co/QmSJ889/1-EE75-DA4-7521-41-CD-8-DF0-7-B55733-D0307.jpg][image src=i.ibb.co/Sv834Y0/83172-FE4-D341-41-DF-8260-8726-BD4-B26-C2.jpg]
ülkemizin ve dünyanın önüne geçilmesi gereken en önemli sorunlarından biridir. özellikle endüstriyel tarım'ın yapıldığı toprakların sık işleniyor olması, örtüsüz kalan toprağın zamanla taşınmasına neden olur. yeryüzünde ekili alanlara baktığımızda dünyada % 40, türkiye’de % 59 oranında bir erozyon söz konusu. dolayısıyla üst toprağın zaman içerisinde kaybediliyor olması beraberinde veriminde düşmesine neden oluyor. erozyondan kaynaklı olarak her yıl türkiye’de 0,8 mm civarında bir üst toprak kaybı söz konusu ve bu gelecek için özellikle çocuklarımıza bırakacağımız verimli topraklar konusunda büyük sıkıntı demektir.
Gerekli bir platformdu. Tarım sözlük mühendislerin bir arada paylaşımda bulunacakları iletişim kuracakları sosyal bir platform ihtiyacı vardı. Umarım hakettiği değeri görür.
yaşım itibariyle ben görmedim sevgili meslektaşlarım. gören varmı oda muamma adı tarım bakanlığı ama bir tane bu işte okumuş uzmanlaşmış kişi bakan olamadı. bu yüzdendir ki tarım bence hep ikinci plana atıldı ve ziraat mühendisleri olarak siyasi lobide geri kaldık. aslında siyasi arenada rol alan çok meslektaşımız olsada bakanlığa kadar yükselemedi. buraya son 5 bakanımızı iliştireyim öncesini bilen arkadaşlarda alta iliştiriversin.
iktisatçı - sami güçlü.
veteriner - mehmet mehdi eker,
ilahiyatçı / işletmeci - faruk çelik,
tıp doktoru - ahmet eşref fakıbaba
işletmeci - bekir pakdemirli
Zirai kelimesi köken olarak arapçadan dilimize katılmış ancak zamanla türkçeleşmiş olan, türkçe’deki anlamı tarım, tarımsal anlamı taşıyan ve günümüzde tarımsal üretimdeki kişilerce sıkça kullanılan bir kelimedir. Örnek vermek gerekirse; (bkz: Zirai ilaç bayilik ve toptancılık sınavı) (bkz: Zirai Don) bunlar örnek verilebilir. Oldukça yaygın ve sıkça karşılaşılan bir kelimedir. Tarım kelimesinden bile bazen daha sık karşılaşmanız muhtemeldir. Sözlüğümüzünde isminde taşıdıgı bir tabirdir.
Tarım’da sıkça karşılaştığımız bir biyoloji terimi. Genel olarak özet geçmek gerekirse, bir bölgede yer alan, yaşamını sürdüren bitki ve hayvanların tümüdür diyebiliriz. Bir bölgedeki hayvan varlığına ise (bkz: fauna ) , bitki varlığına ise (bkz: flora ) denir. Bir tanım yapmamız gerekirse bir alan veya bölge de varlığını sürdüren flora ve fauna’ya biota yada biyota denir.
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Vernelizasyon tanımı ziraat de sıkça duyduğumuz bir terimdir.
Bitkilerin birçoğu, belli bir düşük sıcaklıkla karşılaşmadıkça çiçek açıp meyve vermez. Bitkilerde düşük sıcaklık uygulamasına vernalizasyon denir. Bu soğuk uygulama olayına aynı zamanda bitkide şaşırtma diyenlerde vardır.
Vernalizasyon pek çok sebzede vegetatif dönemden, generatif döneme geçebilmesi için gerekli olan soğuklama isteği diye kısaca tanımlayabiliriz. Vernalizasyon nedir sorusunu en kısa ve net bir biçimde bu şekilde açıklayabiliriz.
Çok sık görebileceğimiz bir uygulamadır ancak ismen ve teknik olarak pek bilinmemektedir malesef. Tarımsal üretimde verimde çok kritik bir öneme sahiptir. Uygulama seracılıkta seranın camlarının açılmasıyla birlikte soğutulması şeklinde uygulamalarına şahit olmuştum.
Bitkilerin birçoğu, belli bir düşük sıcaklıkla karşılaşmadıkça çiçek açıp meyve vermez. Bitkilerde düşük sıcaklık uygulamasına vernalizasyon denir. Bu soğuk uygulama olayına aynı zamanda bitkide şaşırtma diyenlerde vardır.
Vernalizasyon pek çok sebzede vegetatif dönemden, generatif döneme geçebilmesi için gerekli olan soğuklama isteği diye kısaca tanımlayabiliriz. Vernalizasyon nedir sorusunu en kısa ve net bir biçimde bu şekilde açıklayabiliriz.
Çok sık görebileceğimiz bir uygulamadır ancak ismen ve teknik olarak pek bilinmemektedir malesef. Tarımsal üretimde verimde çok kritik bir öneme sahiptir. Uygulama seracılıkta seranın camlarının açılmasıyla birlikte soğutulması şeklinde uygulamalarına şahit olmuştum.
kaktüs üretiminde toprak seçimi önemlidir.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Squash mosaic comovirus -Sqmv latince adlandırmaya sahip kabakta görülen bir virütik hastalıktır. Tohumla, mekanik olarak veya vektörü olduğu karpuz telli böceği ile taşınmaktadır. Hastalık sadece kabakta değil ayrıca hıyar, kavun ve karpuzda başlıca görülmektedir. Ayırt etmek adına belirtileri sıralamam gerekirse; genç bitkilerde virüsün etkisi daha yoğun ve güçlü görülmektedir, yaprakta klorotik sarı lekeler görülür yapraklarda kabarcık ve deformasyonlar oluşur, damarlarda ise yeşil damar bantlaşması ve yine deformasyonlar sıkça görülmektedir. Damarlar arasında daralmalar sıkılaşmalar dikkatleri çeker. Meyvelerdede şekil bozukluğu renk bozukluğu ve kabarıklık şeklinde görülmektedir.
bu yıl 3 ilde gerçekleştirilecek olan ziraat mühendislerinin korkulu rüyası bir sınav. corona döneminde 3 ile yayılması sevindirici elbette. bu iller; ankara, istanbul ve izmir olarak belirlenmiş. keşke bölgesel bir planlama olsaymış. bu yıl orman ve orman endüstri mühendisleride girecek olması bizleri oldukça üzdü doğrusu. kimi yerlerde sürekli ertelenecek mi gibi sorular dolansa da virüsün durumunu elbet biliyorlardı kpss yapılacak iken bu sınav yapılır tabi.
Virüs malesef işe alımları çok kötü etkiledi. Kaç aydır herşey durmuş durumda ve nereye gider bilemiyorum. Tarım çokca medya malzemesi olsada iş ziraat mühendisleri ve üreticiler için aynı ve hatta birazda negatif seyrediyor gibi görünüyor
Kaktüs Yetiştiriciliği
Kaktüs, bakımı kolay çicek isteyen çicekseverler tarafından en çok tercih edilen çiceklerden birisidir. Evde,mutfakta,işyerinde,ofiste ve birçok yerde rahatlıkla bakılabilen Kaktüs, mükkemel bir süs çiceği olarak dikkat çekmektedir. Bakımının kolaylığı ve hoş görüntüsü nedeniyle bulunduğu her alana ayrı bir hava katabilmektedir.
Dikenli yapısı ve ufak boyutuyla dikkat çeken bu çicek uygun koşullar sağlandığı takdirde hemen hemen tüm şartlarda rahatlıkla bakılabilmekte ve yetiştirilebilmektedir. Kaktüs bakarken ve yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bazı önemli detaylar elbette mevcut. Yazımızın devamını okuyarak bu detaylar hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Saksı Seçimine Dikkat!
Kaktüs’ü yetiştireceğiniz Saksı, bu dikenli çiceğin sağlıklı yetişebilmesi açısından oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kaktüs’ü yerleştireceğiniz Saksı’nın etrafının delikli olması gerekmektedir. Bunun sebebi ise bilindiği üzere bir Çöl bitkisi olan Kaktüs’ün suyu fazla sevmemesidir. Kaktüs, ihtiyacı kadar suyu emer ve fazla olan suyun ise deliklerden dökülmesi gerekmektedir.
Bir çöl bitkisi olan Kaktüs fazla rüzgarı da sevmez. Fazla rüzgarda kalan bir kaktüs’ün yaprakları solabilir ve canlılığını yitirebilirler. Bu nedenle Saksı’yı fazla rüzgar almayan bir yere konumlandırmanız gerekmektedir.
biraz garip bir konu gibi gelecektir, sizlere ama bunada bir başlık mı olur demeyin meraklısına güzel bir içerik.
Evde hayvan bakmak, o kadar kolay olmayabilir. Fakat kedi, köpek, balık, örümcek gibi çeşitli hayvanları evinde barındırıp büyüten birçok insan bulunmakta. Peki evde kuzu besleyen insanları biliyor musunuz?Evde kuzu beslemek, birçok insan tarafından ve özellikle köy işleri ile uğraşan insanlar tarafından gerçekleştirilmekte. Yeni doğmuş kuzular evde bir müddet bakılır ve yeterince büyüme aşamasına geldikten sonra koyun sürüsünün arasına katılır. Eğer ki evde kuzu beslerseniz bir süre sonra size bağlanır ve sizinle oynamak ister. Evde kuzu bakmak sanıldığı kadar zor değil. Yalnızca dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.