Zirai kelimesi köken olarak arapçadan dilimize katılmış ancak zamanla türkçeleşmiş olan, türkçe’deki anlamı tarım, tarımsal anlamı taşıyan ve günümüzde tarımsal üretimdeki kişilerce sıkça kullanılan bir kelimedir. Örnek vermek gerekirse; (bkz: Zirai ilaç bayilik ve toptancılık sınavı) (bkz: Zirai Don) bunlar örnek verilebilir. Oldukça yaygın ve sıkça karşılaşılan bir kelimedir. Tarım kelimesinden bile bazen daha sık karşılaşmanız muhtemeldir. Sözlüğümüzünde isminde taşıdıgı bir tabirdir.
biraz garip bir konu gibi gelecektir, sizlere ama bunada bir başlık mı olur demeyin meraklısına güzel bir içerik.
Evde hayvan bakmak, o kadar kolay olmayabilir. Fakat kedi, köpek, balık, örümcek gibi çeşitli hayvanları evinde barındırıp büyüten birçok insan bulunmakta. Peki evde kuzu besleyen insanları biliyor musunuz?Evde kuzu beslemek, birçok insan tarafından ve özellikle köy işleri ile uğraşan insanlar tarafından gerçekleştirilmekte. Yeni doğmuş kuzular evde bir müddet bakılır ve yeterince büyüme aşamasına geldikten sonra koyun sürüsünün arasına katılır. Eğer ki evde kuzu beslerseniz bir süre sonra size bağlanır ve sizinle oynamak ister. Evde kuzu bakmak sanıldığı kadar zor değil. Yalnızca dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
hidroponik tarım bir diğer deyişle suda yetiştirilen topraksız tarım metodunu sizlere detaylı açıklamam gerekirse. toprak veya katı bir ortam kullanmadan köklerin serbest halde oldugu besin eriyiklerinin ise suda çözündürülmek suretiyle köklere iletildiği ve alınımın sağlandığı sisteme hidroponik tarım denir. topraksız tarım denildiğinde ilk akla gelmekle beraber açıkcası metodlardan sadece bir tanesidir. yeşillik üretiminde özellikle kullanılan metod pek çok bitki için ise uygun bir üretim modelini sunmamaktadır.
git gide çeşitli dikey modeller dahil olmak üzere ziraat mühendislerince araştırılan ve geliştirilen bir metod olmakla beraber. ev tipi ışık destekli üretim metodlarıda hızla gelişmektedir. durgun su ve akan su olmak üzere çeşitleri oldugu gibi ayrıca besinin çeşitli balık atıklarından sağlandıgı farklı mühendislik sistemleride sunulmaktadır. en doğru üretim metodu üretim planlamasıyla uzman ziraat mühendisleri tarafından danışmanlık hizmetleriyle verilmelidir. yatırımınızın getirisi ve devamlılığı açısından buna dikkat edilmesi oldukça önemlidir.
büyük ölçekli yatırımlarda deneme yanılma yapılmasını önermemekteyim. işin uzmanı tarafından ekspertizi yapılmalıdır.
Kaktüs Yetiştiriciliği
Kaktüs, bakımı kolay çicek isteyen çicekseverler tarafından en çok tercih edilen çiceklerden birisidir. Evde,mutfakta,işyerinde,ofiste ve birçok yerde rahatlıkla bakılabilen Kaktüs, mükkemel bir süs çiceği olarak dikkat çekmektedir. Bakımının kolaylığı ve hoş görüntüsü nedeniyle bulunduğu her alana ayrı bir hava katabilmektedir.
Dikenli yapısı ve ufak boyutuyla dikkat çeken bu çicek uygun koşullar sağlandığı takdirde hemen hemen tüm şartlarda rahatlıkla bakılabilmekte ve yetiştirilebilmektedir. Kaktüs bakarken ve yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bazı önemli detaylar elbette mevcut. Yazımızın devamını okuyarak bu detaylar hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Saksı Seçimine Dikkat!
Kaktüs’ü yetiştireceğiniz Saksı, bu dikenli çiceğin sağlıklı yetişebilmesi açısından oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kaktüs’ü yerleştireceğiniz Saksı’nın etrafının delikli olması gerekmektedir. Bunun sebebi ise bilindiği üzere bir Çöl bitkisi olan Kaktüs’ün suyu fazla sevmemesidir. Kaktüs, ihtiyacı kadar suyu emer ve fazla olan suyun ise deliklerden dökülmesi gerekmektedir.
Bir çöl bitkisi olan Kaktüs fazla rüzgarı da sevmez. Fazla rüzgarda kalan bir kaktüs’ün yaprakları solabilir ve canlılığını yitirebilirler. Bu nedenle Saksı’yı fazla rüzgar almayan bir yere konumlandırmanız gerekmektedir.
mevcut verilerde tarımla uğraşanların yaş ortalamasının 56 olduğu bilinen bir gerçek. bu yüzden bu projenin (bkz: çks sistemi) gibi zorundalık ve desteklemelerle kullanımının alıştırılması şart. bir alışkanlık elde edilirse zaten işlevselliği teknik sorunları adım adım çözülür tüm dijital platformlarda oldugu gibi. çok iyi bir müşteri hizmetleri sistemiyle direk diyalogla çözümlenmelidir üye problemleri. yapılan araştırmalarada insanlar dijital platformlarda ilk denemesinde başarısız veya negatif bir sonuçla karşılaşırsa malesef geri döndürmenin çok zor olduğunu gösteriyor bizlere. Bu Aslında birde Türkiye Gerçeğidir. örnek vermem gerekirse (bkz: devrim arabaları) gerçeği var bir başarısızlık büyük bir devrimi engelledi otomotivde. bu yüzden bu projeyinin başarısı çok önemlidir. tarımın tüm paydaları olarak biz mühendislerde elimizden geleni yapmalıyız. arkasında güçlü bir bakanlık varken başarısız olma lüksü yok. eminim projenin arkaplanın da pek çok plan program yapılmıştır diye umut ediyorum.
Evde meyve ve sebze yetiştirmek, düşünüldüğü kadar zor bir iş değil. Yalnızca gerektiği kadar su verip zarar görmemesini sağlamalısınız. Eğer ki bitkiyi korur, iyi bir şekilde sularsanız bitki sezon sonunda size güzel bir şekilde meyve ve sebze verecek.Eğer ki evde meyve ve sebze bahçesi olsun isteyen bir birey iseniz ve daha önce hiç denemediyseniz bakımı kolay olan bitkiler hakkında birkaç detay belirteceğiz.
[b][/b]
Domates
Kolay yetiştirilebilen sebzelerden birisi domates. Evinizin balkonuna veya bahçesine 10-15 fide domates dikerseniz ve her gün yeterli miktarda sularsanız sezon sonunda hasat zamanı size 1-2 ay yetecek domates stoğu çıkacak. Fakat evde bu iş çoğunlukla hobi amaçlı yapılmakta. Yine de 1-2 ay ekonomik açıdan da tasarruf etmenizi sağlayacaktır.
[b][/b]
Çilek
Evde bakımı kolay olan bir diğer ürün çilek olmakta. Çilek, hem tadıyla hem de görünümüyle insanların ilgisini çeken bir meyve. Küçük fideleri ile yer kaplamayan bu meyveden 20-30 tane alarak 1 ay boyunca yetecek stok çıkarabilirsiniz. Çok fazla büyümeyen çilek, zaman zaman bol bol meyve de vermektedir. Diğer ürünler gibi yılda 1 defa meyve verir.
[b][/b]
Fasulye
O ünlü fasulye deneyinde hiç hasat zamanına ulaştınız mı? Bunun için fide parası vermeye bile gerek yok. Marketten alınan bir fasulye paketi ile içerisindeki tohumları toprağa ekerek ve çangal yardımı ile bunların uzamasını sağlayarak sezon sonunda bol bol fasulye elde etmeniz mümkün olur. Tek bir fasulyeden yüzlerce fasulyeye kavuşmanız bile mümkün.
Zirai sözlük ziraat mühendisi, teknikerlerine hizmet eden birlikte oluşturulacak bir ansiklopedi niteliği taşımayı amaçlayan, aynı zamanda sosyal etkileşim ve gündeme dair fikirlerinizi belirtmenize olanak sağlamayı amaçlayan bir tarım sözlük sitesidir. Şimdi daha etkin daha iyi bir yazılımla sizlerleyiz
Topraksız tarım sistemi, geleneksel toprak bazlı tarıma alternatif bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkiler, besin ve suyu doğrudan köklerine uygulanarak yetiştirilir. Topraksız tarım sistemi, düşük maliyeti, yüksek verimliliği ve daha az su kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak, yaban hayatının zarar vermesi durumunda, topraksız tarım sistemleri daha kolay bir şekilde hasara uğrayabilir. Bu nedenle, yaban hayatını önlemek için önlemler alınması önemlidir.
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
avantajları
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
Seracılıkta "ŞOKLAMA" ismiyle de kullanılabiliyor. gece gündüz sıcaklıklarıyla oynamak suretiyle yapılır. yapılma dönemine göre bitkide farklı meyve çiçeklenme gövde kalınlaştırmaya yönelik farklı etkilere sahiptir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
bu yıl 3 ilde gerçekleştirilecek olan ziraat mühendislerinin korkulu rüyası bir sınav. corona döneminde 3 ile yayılması sevindirici elbette. bu iller; ankara, istanbul ve izmir olarak belirlenmiş. keşke bölgesel bir planlama olsaymış. bu yıl orman ve orman endüstri mühendisleride girecek olması bizleri oldukça üzdü doğrusu. kimi yerlerde sürekli ertelenecek mi gibi sorular dolansa da virüsün durumunu elbet biliyorlardı kpss yapılacak iken bu sınav yapılır tabi.
Organik Tarım Nedir?
[/b]İnsan ve çevreye zarar vermeden, kimyasal kullanmadan verimliliğe dayalı olarak yapılan üretim modeline organik tarım denir. Organik tarım sayesinde toprağın verimliliği artırılmış olduğu gibi gıdanın güvenliği de esas alınmış olur. Yani organik tarım üretiminin her aşaması kontrollü olur. Organik tarımda üretimden satışa geçen süreçlerin tamamı yetkili kuruluşlar tarafından kontrol edilir ve [b]sertifikalandırılır.
Tarım üretiminde verimliliğin artırılması için gübreleme şarttır. Organik tarım da ise gübreleme tekniği onay verilmiş olan maddelerle yapılır. Örneğin; Yeşil gübreleme, münavebele gibi. Organik tarım merkezine insan ve canlıyı odak almış olduğundan dolayı, içeriğinde zararlı hiçbir madde bulunmaz. Bu sayede herhangi bir organik üretim yapan çiftlikte üretilmiş ürünlerin besin değerleri yüksek olarak soframıza gelmiş olur.organik tarım yalnızca ürünlerin sağlıklı bir şekilde sofralara kazandırılmasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda (bkz: Erozyon) da önlenmesine katkıda sağlamaktadır.
Alman bir kimyacı'dır kendileri, Justus von Liebig bitki besleme de özellikle yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu fikirlerin yasalaşması ile birlikte pek çok ülkede buluşları ziraat mühendisliği için derslerde okutulur hale gelmiştir. En bilineni ise kendi ismiyle anınan Liebig fıçısı veya asıl adıyla Liebig minimum yasası olarak adlandırılmaktadır. yasayı incelemek isterseniz (bkz: Minimum Yasası, Leibig Fıçısı Yasası) . tarımsal kimya alanında yoğunlaşan bilim insanı, özellikle bitkide azotun önemi vurgulayan geniş çaplı araştırmaları en önemlisidir bana göre. ayrıca gıda açısından da pek çok deneye çalışmaya imzasını atmıştır. amcamızın fotoğrafınıda şöyle iliştiriverelim [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/Justus-von-Liebig.png]
Virüs malesef işe alımları çok kötü etkiledi. Kaç aydır herşey durmuş durumda ve nereye gider bilemiyorum. Tarım çokca medya malzemesi olsada iş ziraat mühendisleri ve üreticiler için aynı ve hatta birazda negatif seyrediyor gibi görünüyor
ziraat mühendisleri olarak bizi ilgilendiren 2 yılda bir yapılan lisans #kpss sınavı bu yıl 6 eylül pazar günü yapılacak. ziraat mühendisleri olarak genel kültür ve genel yetenek sorularından sorumlu olacağız.
kaktüs üretiminde toprak seçimi önemlidir.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
ülkemizin ve dünyanın önüne geçilmesi gereken en önemli sorunlarından biridir. özellikle endüstriyel tarım'ın yapıldığı toprakların sık işleniyor olması, örtüsüz kalan toprağın zamanla taşınmasına neden olur. yeryüzünde ekili alanlara baktığımızda dünyada % 40, türkiye’de % 59 oranında bir erozyon söz konusu. dolayısıyla üst toprağın zaman içerisinde kaybediliyor olması beraberinde veriminde düşmesine neden oluyor. erozyondan kaynaklı olarak her yıl türkiye’de 0,8 mm civarında bir üst toprak kaybı söz konusu ve bu gelecek için özellikle çocuklarımıza bırakacağımız verimli topraklar konusunda büyük sıkıntı demektir.
bu alımda ilk kez diğer alımlara göre bir fark olacak ve bu çok önemli oda şu ki; mevcut kamu kurumlarında çalışanlar bu atamada başvuru yapamayacak. geçmiş dönemlerde bu şekilde başvurular nedeniyle bazı kontenjanların boşa gittiği bir gerçekti ve bu büyük bir sorundu. bu yenilik bakanlıklar açısından da bir ilk, bu kuralı ilk kez (bkz: tarım bakanlığı) uygulayacak. diğer kamu kurumlarına da örnek olup onlarda da uygulanması büyük haksızlıkların önüne geçecektir. ziraat mühendisi ve ziraat teknikeri meslektaşlarıma hayırlı olmasını dilerim.
Çim bitkisi peyzaj'ın herhalde olmazsa olmazıdır. toprağı tutması güzel bir görünüm vermesi ve kolay üretimi tercih edilen bir örtü bitkisi olmasını sağlar. yayıcı bir tür olmakla beraber oldukça kolay üretilmektedir. tek veya çok yıllık çeşitleri bulunmaktadır. bitki çeşitliliği stadyumdan, ev peyzajına kadar oldukça geniş yelpazede kullanım olanığı sağlar. buğdaygiller familyası üyesidir. örnek bir peyzaj ve çim fotoğrafı ise[image src=https://www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/11/cim-bitkisi-peyzaj.jpg]