Seracılıkta "ŞOKLAMA" ismiyle de kullanılabiliyor. gece gündüz sıcaklıklarıyla oynamak suretiyle yapılır. yapılma dönemine göre bitkide farklı meyve çiçeklenme gövde kalınlaştırmaya yönelik farklı etkilere sahiptir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
Minimum yasası Bitki besleme için çok önemli döneminin çok ötesinde bir anlatıma sahip olan bir yasadır. 1840 yılında bitkisel üretim için alman bir kimyacı olan (bkz: Justus von Liebig) tarafından ortaya atılan ve yasalaşan bir bitki besleme tanımlaması iken zamanla pek çok farklı alanda da kullanılabilir hale gelmiştir. buna göre; bit bitkinin gelişmesi için toprakta pek çok besin elementine farklı dozlarda ihtiyaç duyar, toprakta ise bu elementler pek çok farklı oranlarda bulunabilmektedir. ancak bitkide verim ve kalitesi toprakta veya bitkinin kök ortamında bulunan minimum besin elementi belirlemektedir. bunu bir fıçı ile görselleştirerek anlattığı için Leibig Fıçısı adını almıştır. görsel olarak ise şöyle ifade edilmektedir. [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/liebig-ficisi-resim.png] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/minimum-yasasi-bitki-besleme.jpg]
Mitoz bölünme
Dünyada örnekleri
İyi tarım uygulamalarının da dünyada pek çok örneği bulunmaktadır. Dünya Gıda Teşkilatı (FAO), İTU prensiplerini benimseyerek tarımı daha kaliteli bir noktaya getirebilmiştir. Avrupa birliğinde bu prensipler benimsenerek Avrupa Perakendeciler Ürün grubunu oluşturmuşlardır. Bu prensipler sayesinde Avrupa’da da kısa zamanda tarım faaliyetleri olumlu bir noktaya ulaştırılabilmiştir.
İyi tarım uygulamaları nasıl yapılır?
İyi tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi için ilk olarak bazı sertifikaların alınmış olması gerekecektir. Sonrasında ise İTU yetkilileri tarafından üretim alanlarının kapsamlı şekilde analizi yapılabilecektir. Yapılan bu analizler doğrultusunda risk grupları kontrol altına alınacak ve var olan durumlara yönelik bir çalışma planı oluşturulacaktır. Oluşturulan bu çalışma planı sık sık kontrol edilerek tarımda maksimum verimlilik sağlanabilecektir.
İyi tarım uygulamalarının da dünyada pek çok örneği bulunmaktadır. Dünya Gıda Teşkilatı (FAO), İTU prensiplerini benimseyerek tarımı daha kaliteli bir noktaya getirebilmiştir. Avrupa birliğinde bu prensipler benimsenerek Avrupa Perakendeciler Ürün grubunu oluşturmuşlardır. Bu prensipler sayesinde Avrupa’da da kısa zamanda tarım faaliyetleri olumlu bir noktaya ulaştırılabilmiştir.
İyi tarım uygulamaları nasıl yapılır?
İyi tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi için ilk olarak bazı sertifikaların alınmış olması gerekecektir. Sonrasında ise İTU yetkilileri tarafından üretim alanlarının kapsamlı şekilde analizi yapılabilecektir. Yapılan bu analizler doğrultusunda risk grupları kontrol altına alınacak ve var olan durumlara yönelik bir çalışma planı oluşturulacaktır. Oluşturulan bu çalışma planı sık sık kontrol edilerek tarımda maksimum verimlilik sağlanabilecektir.
(bkz: Coronovirüs ) sebebiyle dünya insanları olarak zor günler geçirdiğimiz şu günlerde fransadan #tarım da ilginç bir girişim haberi aldık. 250bini işsiz 50bini öğrenci olmak üzere 300 bin fransa vatandaşı tarımsal üretimdeki hasatta yer almak için gönüllü olmuş. Bir tarım ordusu kuran fransanın tüm vatandaşlarıyla birlikte üretime verdiği değeri görüyoruz. Bu her ne kadar takdir edilsede iki etmeni göz ardı etmemeliyiz, 1. Olarak bu virüs döneminde bu 300bin kişinin ne tür bir önlem ve güvenlik altında çalışacağı bunun virüsün yayılımına etkisinin ne olacagı 2. Olarak bizde gibi nufusa bağlı tarım işçilerinin yeterli olmadığını bizde böyle bir ihtiyacın olmadığınıda buraya not edeyim sevgili sözlük okurları
yaşım itibariyle ben görmedim sevgili meslektaşlarım. gören varmı oda muamma adı tarım bakanlığı ama bir tane bu işte okumuş uzmanlaşmış kişi bakan olamadı. bu yüzdendir ki tarım bence hep ikinci plana atıldı ve ziraat mühendisleri olarak siyasi lobide geri kaldık. aslında siyasi arenada rol alan çok meslektaşımız olsada bakanlığa kadar yükselemedi. buraya son 5 bakanımızı iliştireyim öncesini bilen arkadaşlarda alta iliştiriversin.
iktisatçı - sami güçlü.
veteriner - mehmet mehdi eker,
ilahiyatçı / işletmeci - faruk çelik,
tıp doktoru - ahmet eşref fakıbaba
işletmeci - bekir pakdemirli
diğer isimleriyle etken madde olarakta söylenen Aktif madde; Bir tarım ilacı veya farklı kimyasal maddelerde yer alan, ilacın hedef aldığı hastalık, zararlıları hedef alan, ilaçtan istenen etkiyi değişen formülasyonlarla veren kimyasal maddeye denir. bir tarım ilacında etken maddesine göre etki mekanizmaları ve kullanılacak hastalık etmeni belirlenir.
proje olarak çok güzel tarım’da uygulanabilirliğini görmemiz projedeki istikrara bağlı olacaktır diye düşünüyorum. çiftçiye iyi açıklanmalı proje sevdirilmeli başlangıçta bir ön yargı olabilir, tüketici açısından adaptasyon daha kolay olacaktır.
Alman bir kimyacı'dır kendileri, Justus von Liebig bitki besleme de özellikle yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu fikirlerin yasalaşması ile birlikte pek çok ülkede buluşları ziraat mühendisliği için derslerde okutulur hale gelmiştir. En bilineni ise kendi ismiyle anınan Liebig fıçısı veya asıl adıyla Liebig minimum yasası olarak adlandırılmaktadır. yasayı incelemek isterseniz (bkz: Minimum Yasası, Leibig Fıçısı Yasası) . tarımsal kimya alanında yoğunlaşan bilim insanı, özellikle bitkide azotun önemi vurgulayan geniş çaplı araştırmaları en önemlisidir bana göre. ayrıca gıda açısından da pek çok deneye çalışmaya imzasını atmıştır. amcamızın fotoğrafınıda şöyle iliştiriverelim [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/Justus-von-Liebig.png]
Tarımsal üretim de gerekli olan bazı gereçlerin (tarım alet ve makinaları, gübre ve ilaç) çiftçiye temini amacıyla 1944 yılında kurulmuş olan ve 1998 yılında ise özelleştirilmiş kamu kurumudur. geçmişte yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettirsede özelleştirme sonrası malesef unutulmuştur. yaptığı çalışmalardan bazılar milli traktör üretimi (bkz: başak isimli traktör) , gübre , ilaç ve bazı tarım aletlerinin ise yedek parça üretimi sayılabilir. özelleştirme öncesi ise 3 bin üzerinde traktör üretmiştir.
Mesleğimize olan güvensizliğin göstergelerindendir. Ayrıca lobi olarak ne kadar güçsüz olduğumuzuda ortaya koyar. Kendi bakanlığımızda bile işi bilenler yok iken tarım nasıl kalkınacak. Ziraat odalarında bile ilk okul mezunu başkanlar var altında çalışıyoruz. Çiftçiye zaten dert anlatmak bilimsel çalışmaya yönlendirmekte zor. Biz nasıl mühendisliğimizi icra edebiliriz bu ortamda?
Hobi bahçeleri günümüzde aldı başını gidiyor birde belediyeler öncülük ediyor. Verimli tarım arazileri küçük küçük bölünüyor yetmiyor üzerine birde minik evler dikiliyor arazinin Yüzde 50 yapılaşma Yüzde 20 si sosyal alan yüzde 10 u peyzaj alanı Yüzde 20 sinde ise şehirden sözde kaçan insanların ekip biçeceği alanlar oluşturuluyor. Tarım arazilerinin bölünmemesi için yıllarca süren emek şehirde bunalan tiplerin eğlencesi için bölünüyor. Kusura bakmayın ama isteyen varsa gitsin köyüne yerleşsin. Yok böyle bir dünya yazıktır günahtır.
bu alımda ilk kez diğer alımlara göre bir fark olacak ve bu çok önemli oda şu ki; mevcut kamu kurumlarında çalışanlar bu atamada başvuru yapamayacak. geçmiş dönemlerde bu şekilde başvurular nedeniyle bazı kontenjanların boşa gittiği bir gerçekti ve bu büyük bir sorundu. bu yenilik bakanlıklar açısından da bir ilk, bu kuralı ilk kez (bkz: tarım bakanlığı) uygulayacak. diğer kamu kurumlarına da örnek olup onlarda da uygulanması büyük haksızlıkların önüne geçecektir. ziraat mühendisi ve ziraat teknikeri meslektaşlarıma hayırlı olmasını dilerim.
Bu durum ziraat mühendislinin hor görülmesine sebep olsada mühendis olmadıkları iddiasına varan saçma ithamlara sebebiyet versede ziraat fakültesi içinde okadar kapsamlı bölümleri barındırıyorki kendine ait bir fakülte kurulması gerekiyor. Hatta şuan gıda peyzaj ve su ürünleri gibi pek çok mühendislik dalı bu alandan kopmuştur. Kısacası ziraat mühendisliği bir mühendislik dalından çok daha fazlasıdır kendi içinde bile dallar çıkartmış koca bir alandır. Diğer Tüm mühendislikler toplandığında bir fakülteyi zor dolduruyorken ziraat fakültesi okadar geniş alanları var ki kendi içinden mühendislik fakültesini bile beslemiştir örnek gıda ve peyzaj verilebilir.
Çim bitkisi peyzaj'ın herhalde olmazsa olmazıdır. toprağı tutması güzel bir görünüm vermesi ve kolay üretimi tercih edilen bir örtü bitkisi olmasını sağlar. yayıcı bir tür olmakla beraber oldukça kolay üretilmektedir. tek veya çok yıllık çeşitleri bulunmaktadır. bitki çeşitliliği stadyumdan, ev peyzajına kadar oldukça geniş yelpazede kullanım olanığı sağlar. buğdaygiller familyası üyesidir. örnek bir peyzaj ve çim fotoğrafı ise[image src=https://www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/11/cim-bitkisi-peyzaj.jpg]
Tarımsal üretim sürecinde meydana çıkan yabancı otlar, bitki zararlıları ve bitki hastalıkları gibi üretimi, verimi dolayısıyla tarımdaki geliri direk etkileyecek unsurlardan çeşitli kimyasal, biyolojik veya kültürel işlemler vasıtasıyla bitkileri korumak için yapılan, ürünü korumak veya kalitesinin düşmesini engellemek amacıyla yapılan işlemlere zirai mücadele denir.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
İyi Tarım Nedir?
İyi tarım; güvenilir gıda teknolojine ulaşabilmek adına ortaya çıkmış bir kavramdır. Çağımızın getirdiği yaşam standartlı, güvenilir gıdalara ulaşabilme ihtiyacını giderek artırmaktadır. Bu nedenle ortaya çıkan iyi tarım uygulamaları ile, güvenilir gıda üretiminin artırılması hedeflenmiştir. GDO, zirai ilaçlar, gıda sertifikaları, doğal ve ekolojik tarım, tohum çeşitleri ve toprak ölçüm raporları iyi tarımın gerektirdiği bazı uygulamalar arasında yer almaktadır.
ziraat mühendisleri olarak bizi ilgilendiren 2 yılda bir yapılan lisans #kpss sınavı bu yıl 6 eylül pazar günü yapılacak. ziraat mühendisleri olarak genel kültür ve genel yetenek sorularından sorumlu olacağız.
Ziraat odaları, kooperatiflerin alımda bazen şart koştuğu, tarım danışmanlığı belgesi. Tarım bakanlığı tarafından verilir sınavı ise gazi üniversitesi tarafından ankara’da yapılır. Çeşitli konularda 100 soru sorulur ve 70 doğru cevap verilmesi gerekmektedir. Sınav test olarak yapılır eskiden 4 şıklıyken artık 5 şıklı test olarak yapılmaktadır. En son yapılan sınavda sınav ücreti 80Tl idi (siz bunu okurken bu çoktan değişir artar muhtemelen). Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Sınavı‘Na Kimler girebilir biraz bundan bahsetmek isterim. Sınava 3 grup girebilir bunlar şöyle; 1. Grup: Tarım ziraat alanında ilgili Meslek Lisesi (bkz: tarım lisesi ) veya Meslek Yüksek Okul Mezunları 2. Grup; Ziraat fakültesi mezunu veya 4 yıllık meslek yüksek okulu mezunları 3.grup; 3 yıl ve üzerinde bir sürede tarım yayıncısı olarak çalışan ve bunlar gerekli resmi usullere uygun bir şekilde belgelendirebilenlen girebildiğibir sınavdır. gbkz:Sınavda konu soru dağılımları nasıl? Bu konuda aşağıda resimde tarımsal yayım ve danışmanlık sınavı konu dağılım resmini ekliyorum ekteki resimden inceleyebilirsiniz. Ziraat mühendisleri için önemli belgelerden birisidir. herkesin girmesini öneririm. geçmişte çok basitti ancak son dönemde biraz zorlaştırılmış sanıyorum.sınavın konularının soru dağılımının yer aldığı liste ektedir. [image src=i.ibb.co/MRVRNLV/0-A82-A54-A-56-DD-4-D2-A-B3-CA-BEFD27684715.jpg]
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.