Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz.
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor.
• Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır.
İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Dünyada örnekleri
İyi tarım uygulamalarının da dünyada pek çok örneği bulunmaktadır. Dünya Gıda Teşkilatı (FAO), İTU prensiplerini benimseyerek tarımı daha kaliteli bir noktaya getirebilmiştir. Avrupa birliğinde bu prensipler benimsenerek Avrupa Perakendeciler Ürün grubunu oluşturmuşlardır. Bu prensipler sayesinde Avrupa’da da kısa zamanda tarım faaliyetleri olumlu bir noktaya ulaştırılabilmiştir.
İyi tarım uygulamaları nasıl yapılır?
İyi tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi için ilk olarak bazı sertifikaların alınmış olması gerekecektir. Sonrasında ise İTU yetkilileri tarafından üretim alanlarının kapsamlı şekilde analizi yapılabilecektir. Yapılan bu analizler doğrultusunda risk grupları kontrol altına alınacak ve var olan durumlara yönelik bir çalışma planı oluşturulacaktır. Oluşturulan bu çalışma planı sık sık kontrol edilerek tarımda maksimum verimlilik sağlanabilecektir.
İyi tarım uygulamalarının da dünyada pek çok örneği bulunmaktadır. Dünya Gıda Teşkilatı (FAO), İTU prensiplerini benimseyerek tarımı daha kaliteli bir noktaya getirebilmiştir. Avrupa birliğinde bu prensipler benimsenerek Avrupa Perakendeciler Ürün grubunu oluşturmuşlardır. Bu prensipler sayesinde Avrupa’da da kısa zamanda tarım faaliyetleri olumlu bir noktaya ulaştırılabilmiştir.
İyi tarım uygulamaları nasıl yapılır?
İyi tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi için ilk olarak bazı sertifikaların alınmış olması gerekecektir. Sonrasında ise İTU yetkilileri tarafından üretim alanlarının kapsamlı şekilde analizi yapılabilecektir. Yapılan bu analizler doğrultusunda risk grupları kontrol altına alınacak ve var olan durumlara yönelik bir çalışma planı oluşturulacaktır. Oluşturulan bu çalışma planı sık sık kontrol edilerek tarımda maksimum verimlilik sağlanabilecektir.
Minimum yasası Bitki besleme için çok önemli döneminin çok ötesinde bir anlatıma sahip olan bir yasadır. 1840 yılında bitkisel üretim için alman bir kimyacı olan (bkz: Justus von Liebig) tarafından ortaya atılan ve yasalaşan bir bitki besleme tanımlaması iken zamanla pek çok farklı alanda da kullanılabilir hale gelmiştir. buna göre; bit bitkinin gelişmesi için toprakta pek çok besin elementine farklı dozlarda ihtiyaç duyar, toprakta ise bu elementler pek çok farklı oranlarda bulunabilmektedir. ancak bitkide verim ve kalitesi toprakta veya bitkinin kök ortamında bulunan minimum besin elementi belirlemektedir. bunu bir fıçı ile görselleştirerek anlattığı için Leibig Fıçısı adını almıştır. görsel olarak ise şöyle ifade edilmektedir. [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/liebig-ficisi-resim.png] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/minimum-yasasi-bitki-besleme.jpg]
mesleki açıdan sadece Tarım, kırsal kesimi yakından ilgilendiriyor gibi görünse de genel ekonomiye yani ülke ekonomisine büyük katkısı olan bir meslek dalıdır. Bazı ülkelerin temel geçim kaynağı olan tarım; yöresel, küresel ve yöntemsel olarak uygulanır. Bu uygulama işine ise kısaca ziraat denir.
peki Ziraat Mühendisliği Nedir?
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz tanım çerçevesinde baktığımızda ziraat mühendisliği; bitki, hayvan ve toprak gibi alanlarda uğraş veren bir daldır.Ziraat mühendisleri, ekilebilecek olan tarım arazilerinin belirlenmesi, ekili olan arazilerin erozyonla mücadelesi, sulama, projelendirme, üretim ve tüketime kadar olan süreçte bu alanda nitelik sahibi kişilerdir.
Ziraat mühendislerinin çalışma alanları oldukça fazladır. Örneğin; tohum, sera, ilaçlama, tarım makineleri, tarımsal projelendirmeler, tarım ekonomisi, hayvancılık ve bilir kişi gibi sayılabilir.Mühendisler, normal insanların bakış açısından çok daha farklı bir bakışa sahip olmak zorundadır. Bunun için bölümü sadece okuyup bitirmek yetmez, beceri ve yeteneğinde olması gerekir. Mühendislik bölümlerinin tamamıyla ilgili son söz, görüleni değil görülmeyeni görebilmektir.
Bazı eğitim bölümleri vardır ki, öğrencinin sosyalleşmesinin önüne bir engel çeker. Ancak mühendislik mesleği her zaman farklı algılamayı gerektirdiği için insanın yeteneklerini geliştirmeyi hedefler. Yani sizin toprağa baktığınızda gördüğünüz buğdaya değil, toprağa, rüzgara, topoğrafyaya ve iklime odaklanır. Bir mühendislik öğrencisini basit bir şekilde tanımlayacak olursak, otelde tatil yaparken güneş kremi kaç faktör olmalı şeklinde değil de, çimlerin ne kadar gübrelemeye ihtiyaç olduğunu düşünen kişidir.Sonuç olarak ziraat mühendisliği okumak için doğayı seviyor ve iç içe olmanız gerekir.
Gelecekte sıkça yaygınlaşacak bir topraksız tarım metodu, gittikçe kalabalıklaşıyoruz ve birim alandan maksimum verimi almamız gerekiyor. Topraksız tarımda zararlılarla mücadelede kolaylaşıyor maliyet azaldığı gibi verimde artıyor
kaktüs üretiminde toprak seçimi önemlidir.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Bitki koruma ürünlerinin satışının yapıldığı bayilerin açılması için gerekli olan belgenin alınabilmesi için ziraat mühendislerinin 70puan ve üzeri bir başarı yakalaması gerekmekte.bir tane Bitki koruma dersi almış ziraat teknikeri ve eczacılarında girebildiği bir sınav.
kısaca tanımlamak gerekirse; üst toprağın rüzgar, su, insan gibi pek çok dış etmenin verdiği sebeplerle aşınması mevcut konumunun dışına taşınması olayına denir. toprak yüzüyinde bulunan doğal bitki örtüsünün bazı sebeplerle yok edilmesi sonucu bu etmenlerinde yardımıyla toprak taşınır. türkiye'de erozyon istatistiklerinden söz etmem gerekirse yıllık 500 milyon ton kaybımız var malesef. arazilerin eğimi düzeyleri bu noktada çok önemlidir. toprak üstünde yer alan bitki örtüsünün tahribatı engellenmelidir. yanlış hayvan otlatmalar yanlış toprak kullanımı ve sürümü malesef her yıl ülkemizin geleceğine ciddi zarar vermektedir.
Lateral türkçesi yanal anlamına gelmektedir. Lateral meristemler yanal olarak büyüme sağlayan doku hücreleridir. Yeryüzüne paralel büyümede sağlıyorlar diyebiliriz. Yanal bir büyüme sağladıkları için bir bitkide ki bulundukları dokuya bağlı olarak kalınlaşma ve büyüme sağlarlar. Kısacası bitkiyi kalınlaştırmak için bu meristamatik dokuların harekete geçmesi gerekte diyebiliriz.
Zirai kelimesi köken olarak arapçadan dilimize katılmış ancak zamanla türkçeleşmiş olan, türkçe’deki anlamı tarım, tarımsal anlamı taşıyan ve günümüzde tarımsal üretimdeki kişilerce sıkça kullanılan bir kelimedir. Örnek vermek gerekirse; (bkz: Zirai ilaç bayilik ve toptancılık sınavı) (bkz: Zirai Don) bunlar örnek verilebilir. Oldukça yaygın ve sıkça karşılaşılan bir kelimedir. Tarım kelimesinden bile bazen daha sık karşılaşmanız muhtemeldir. Sözlüğümüzünde isminde taşıdıgı bir tabirdir.
Tarımsal üretim de gerekli olan bazı gereçlerin (tarım alet ve makinaları, gübre ve ilaç) çiftçiye temini amacıyla 1944 yılında kurulmuş olan ve 1998 yılında ise özelleştirilmiş kamu kurumudur. geçmişte yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettirsede özelleştirme sonrası malesef unutulmuştur. yaptığı çalışmalardan bazılar milli traktör üretimi (bkz: başak isimli traktör) , gübre , ilaç ve bazı tarım aletlerinin ise yedek parça üretimi sayılabilir. özelleştirme öncesi ise 3 bin üzerinde traktör üretmiştir.
Etmeni Ficus virus I, Smith dir. incir'de görülen bu Hastalığın latince ismi ficus carica'dır. Ege bögesinde tüm incir ağaçlarında görülen ağaçlarda zayıflık, verim ve kalite düşüklüğüne neden olan bir hastalıktır. Bitkideki belirtileri ise; Ağaçtaki yapraklar mevsim ilerledikçe kahverengi veya siyah nekrotik yaprak lezyonlarına dönüşen açık yeşilden sarıya mozaik desenlere sahiptir. Yapraklar bozulabilir. Meyve ayrıca meyvelerin erken düşmesi nedeniyle verimde azalmaya yol açabilen mozaik desenleri de gösterebilir. Mozaik belirtiler yaz aylarında yüksek sıcaklıklarla şiddetlenebilir. yapraklar da dağınık sarı yeşilden açık sarıya kadar değişen çeşitli büyüklükte mozaik şeklinde lekelerdir. Hastalık meyvelerde de belirti verir. Olgunluğa yaklaşmış meyvelerde lekeler yaprağa benzer bir görünüm vermektedir. Yayılımı ise çelik, aşı ve vektörlerle olur. sertifikalı ve virüs etmeni barındırmıyan fidan dikimi çok önemlidir. mücadele yolları; ise Kimyasal mücadelesi yoktur. Vektörler kullanılarak mücadele yapılması önerilmektedir. hastalıklı bitkileri ayırılması yok edilmesi böylece yayılımının engellemesi sağlanabilir. Kışın ise ağaçtaki tomurcukları keserek, akar sayılarını ciddi azaltabilmek söz konusu olmaktadır. Hastalıkla ilgili sizlere bazı görsellerde ekleyeyim.[image src=www.zirai.net/incir-yaprak-mozaik-virus-2] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/06/incir-mozaik-1.jpg]
Tarım’da sıkça karşılaştığımız bir biyoloji terimi. Genel olarak özet geçmek gerekirse, bir bölgede yer alan, yaşamını sürdüren bitki ve hayvanların tümüdür diyebiliriz. Bir bölgedeki hayvan varlığına ise (bkz: fauna ) , bitki varlığına ise (bkz: flora ) denir. Bir tanım yapmamız gerekirse bir alan veya bölge de varlığını sürdüren flora ve fauna’ya biota yada biyota denir.
Bugün itibariyle kpss branş sıralamaları açıklandı. geçen sınav ile kıyasladıgımızda 1 puanlık bir fark görülüyor sıralamada. puanlar düşük gelsede geçen yıla oranla sıralamalar oldukça iyi gelmiş. geçen yılın 1 puanıyla bu yılınki ziraat mühendisi kpss branş sıralamasında farketmiş durumdadır. bakalım atamalar gerçekleşecek mi ne olacak göreceğiz.
Sonuçların yarın veya 22 ekim itibariyle açıklanması bekleniyor. Ziraat mühendislerinin gözü kulağı bu sonuçlarda desek yanlış olmaz. Zor bir sınavdı bakalım puanlar ve sıralamaya baktığımızda hangi seviyede olacak merak konusu. Puanlar düşecektir tahminim ama branş sıralamamız okadar kötü olmayacaktır bana göre. Bekleyip görelim
Squash mosaic comovirus -Sqmv latince adlandırmaya sahip kabakta görülen bir virütik hastalıktır. Tohumla, mekanik olarak veya vektörü olduğu karpuz telli böceği ile taşınmaktadır. Hastalık sadece kabakta değil ayrıca hıyar, kavun ve karpuzda başlıca görülmektedir. Ayırt etmek adına belirtileri sıralamam gerekirse; genç bitkilerde virüsün etkisi daha yoğun ve güçlü görülmektedir, yaprakta klorotik sarı lekeler görülür yapraklarda kabarcık ve deformasyonlar oluşur, damarlarda ise yeşil damar bantlaşması ve yine deformasyonlar sıkça görülmektedir. Damarlar arasında daralmalar sıkılaşmalar dikkatleri çeker. Meyvelerdede şekil bozukluğu renk bozukluğu ve kabarıklık şeklinde görülmektedir.
ülkemizin ve dünyanın önüne geçilmesi gereken en önemli sorunlarından biridir. özellikle endüstriyel tarım'ın yapıldığı toprakların sık işleniyor olması, örtüsüz kalan toprağın zamanla taşınmasına neden olur. yeryüzünde ekili alanlara baktığımızda dünyada % 40, türkiye’de % 59 oranında bir erozyon söz konusu. dolayısıyla üst toprağın zaman içerisinde kaybediliyor olması beraberinde veriminde düşmesine neden oluyor. erozyondan kaynaklı olarak her yıl türkiye’de 0,8 mm civarında bir üst toprak kaybı söz konusu ve bu gelecek için özellikle çocuklarımıza bırakacağımız verimli topraklar konusunda büyük sıkıntı demektir.
yaşım itibariyle ben görmedim sevgili meslektaşlarım. gören varmı oda muamma adı tarım bakanlığı ama bir tane bu işte okumuş uzmanlaşmış kişi bakan olamadı. bu yüzdendir ki tarım bence hep ikinci plana atıldı ve ziraat mühendisleri olarak siyasi lobide geri kaldık. aslında siyasi arenada rol alan çok meslektaşımız olsada bakanlığa kadar yükselemedi. buraya son 5 bakanımızı iliştireyim öncesini bilen arkadaşlarda alta iliştiriversin.
iktisatçı - sami güçlü.
veteriner - mehmet mehdi eker,
ilahiyatçı / işletmeci - faruk çelik,
tıp doktoru - ahmet eşref fakıbaba
işletmeci - bekir pakdemirli
bu alımda ilk kez diğer alımlara göre bir fark olacak ve bu çok önemli oda şu ki; mevcut kamu kurumlarında çalışanlar bu atamada başvuru yapamayacak. geçmiş dönemlerde bu şekilde başvurular nedeniyle bazı kontenjanların boşa gittiği bir gerçekti ve bu büyük bir sorundu. bu yenilik bakanlıklar açısından da bir ilk, bu kuralı ilk kez (bkz: tarım bakanlığı) uygulayacak. diğer kamu kurumlarına da örnek olup onlarda da uygulanması büyük haksızlıkların önüne geçecektir. ziraat mühendisi ve ziraat teknikeri meslektaşlarıma hayırlı olmasını dilerim.
Gerekli bir platformdu. Tarım sözlük mühendislerin bir arada paylaşımda bulunacakları iletişim kuracakları sosyal bir platform ihtiyacı vardı. Umarım hakettiği değeri görür.