Etmeni Ficus virus I, Smith dir. incir'de görülen bu Hastalığın latince ismi ficus carica'dır. Ege bögesinde tüm incir ağaçlarında görülen ağaçlarda zayıflık, verim ve kalite düşüklüğüne neden olan bir hastalıktır. Bitkideki belirtileri ise; Ağaçtaki yapraklar mevsim ilerledikçe kahverengi veya siyah nekrotik yaprak lezyonlarına dönüşen açık yeşilden sarıya mozaik desenlere sahiptir. Yapraklar bozulabilir. Meyve ayrıca meyvelerin erken düşmesi nedeniyle verimde azalmaya yol açabilen mozaik desenleri de gösterebilir. Mozaik belirtiler yaz aylarında yüksek sıcaklıklarla şiddetlenebilir. yapraklar da dağınık sarı yeşilden açık sarıya kadar değişen çeşitli büyüklükte mozaik şeklinde lekelerdir. Hastalık meyvelerde de belirti verir. Olgunluğa yaklaşmış meyvelerde lekeler yaprağa benzer bir görünüm vermektedir. Yayılımı ise çelik, aşı ve vektörlerle olur. sertifikalı ve virüs etmeni barındırmıyan fidan dikimi çok önemlidir. mücadele yolları; ise Kimyasal mücadelesi yoktur. Vektörler kullanılarak mücadele yapılması önerilmektedir. hastalıklı bitkileri ayırılması yok edilmesi böylece yayılımının engellemesi sağlanabilir. Kışın ise ağaçtaki tomurcukları keserek, akar sayılarını ciddi azaltabilmek söz konusu olmaktadır. Hastalıkla ilgili sizlere bazı görsellerde ekleyeyim.[image src=www.zirai.net/incir-yaprak-mozaik-virus-2] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/06/incir-mozaik-1.jpg]
kısaca tanımlamak gerekirse; üst toprağın rüzgar, su, insan gibi pek çok dış etmenin verdiği sebeplerle aşınması mevcut konumunun dışına taşınması olayına denir. toprak yüzüyinde bulunan doğal bitki örtüsünün bazı sebeplerle yok edilmesi sonucu bu etmenlerinde yardımıyla toprak taşınır. türkiye'de erozyon istatistiklerinden söz etmem gerekirse yıllık 500 milyon ton kaybımız var malesef. arazilerin eğimi düzeyleri bu noktada çok önemlidir. toprak üstünde yer alan bitki örtüsünün tahribatı engellenmelidir. yanlış hayvan otlatmalar yanlış toprak kullanımı ve sürümü malesef her yıl ülkemizin geleceğine ciddi zarar vermektedir.
mesleki açıdan sadece Tarım, kırsal kesimi yakından ilgilendiriyor gibi görünse de genel ekonomiye yani ülke ekonomisine büyük katkısı olan bir meslek dalıdır. Bazı ülkelerin temel geçim kaynağı olan tarım; yöresel, küresel ve yöntemsel olarak uygulanır. Bu uygulama işine ise kısaca ziraat denir.
peki Ziraat Mühendisliği Nedir?
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz tanım çerçevesinde baktığımızda ziraat mühendisliği; bitki, hayvan ve toprak gibi alanlarda uğraş veren bir daldır.Ziraat mühendisleri, ekilebilecek olan tarım arazilerinin belirlenmesi, ekili olan arazilerin erozyonla mücadelesi, sulama, projelendirme, üretim ve tüketime kadar olan süreçte bu alanda nitelik sahibi kişilerdir.
Ziraat mühendislerinin çalışma alanları oldukça fazladır. Örneğin; tohum, sera, ilaçlama, tarım makineleri, tarımsal projelendirmeler, tarım ekonomisi, hayvancılık ve bilir kişi gibi sayılabilir.Mühendisler, normal insanların bakış açısından çok daha farklı bir bakışa sahip olmak zorundadır. Bunun için bölümü sadece okuyup bitirmek yetmez, beceri ve yeteneğinde olması gerekir. Mühendislik bölümlerinin tamamıyla ilgili son söz, görüleni değil görülmeyeni görebilmektir.
Bazı eğitim bölümleri vardır ki, öğrencinin sosyalleşmesinin önüne bir engel çeker. Ancak mühendislik mesleği her zaman farklı algılamayı gerektirdiği için insanın yeteneklerini geliştirmeyi hedefler. Yani sizin toprağa baktığınızda gördüğünüz buğdaya değil, toprağa, rüzgara, topoğrafyaya ve iklime odaklanır. Bir mühendislik öğrencisini basit bir şekilde tanımlayacak olursak, otelde tatil yaparken güneş kremi kaç faktör olmalı şeklinde değil de, çimlerin ne kadar gübrelemeye ihtiyaç olduğunu düşünen kişidir.Sonuç olarak ziraat mühendisliği okumak için doğayı seviyor ve iç içe olmanız gerekir.
Mitoz bölünme
Evde meyve ve sebze yetiştirmek, düşünüldüğü kadar zor bir iş değil. Yalnızca gerektiği kadar su verip zarar görmemesini sağlamalısınız. Eğer ki bitkiyi korur, iyi bir şekilde sularsanız bitki sezon sonunda size güzel bir şekilde meyve ve sebze verecek.Eğer ki evde meyve ve sebze bahçesi olsun isteyen bir birey iseniz ve daha önce hiç denemediyseniz bakımı kolay olan bitkiler hakkında birkaç detay belirteceğiz.
[b][/b]
Domates
Kolay yetiştirilebilen sebzelerden birisi domates. Evinizin balkonuna veya bahçesine 10-15 fide domates dikerseniz ve her gün yeterli miktarda sularsanız sezon sonunda hasat zamanı size 1-2 ay yetecek domates stoğu çıkacak. Fakat evde bu iş çoğunlukla hobi amaçlı yapılmakta. Yine de 1-2 ay ekonomik açıdan da tasarruf etmenizi sağlayacaktır.
[b][/b]
Çilek
Evde bakımı kolay olan bir diğer ürün çilek olmakta. Çilek, hem tadıyla hem de görünümüyle insanların ilgisini çeken bir meyve. Küçük fideleri ile yer kaplamayan bu meyveden 20-30 tane alarak 1 ay boyunca yetecek stok çıkarabilirsiniz. Çok fazla büyümeyen çilek, zaman zaman bol bol meyve de vermektedir. Diğer ürünler gibi yılda 1 defa meyve verir.
[b][/b]
Fasulye
O ünlü fasulye deneyinde hiç hasat zamanına ulaştınız mı? Bunun için fide parası vermeye bile gerek yok. Marketten alınan bir fasulye paketi ile içerisindeki tohumları toprağa ekerek ve çangal yardımı ile bunların uzamasını sağlayarak sezon sonunda bol bol fasulye elde etmeniz mümkün olur. Tek bir fasulyeden yüzlerce fasulyeye kavuşmanız bile mümkün.
Minimum yasası Bitki besleme için çok önemli döneminin çok ötesinde bir anlatıma sahip olan bir yasadır. 1840 yılında bitkisel üretim için alman bir kimyacı olan (bkz: Justus von Liebig) tarafından ortaya atılan ve yasalaşan bir bitki besleme tanımlaması iken zamanla pek çok farklı alanda da kullanılabilir hale gelmiştir. buna göre; bit bitkinin gelişmesi için toprakta pek çok besin elementine farklı dozlarda ihtiyaç duyar, toprakta ise bu elementler pek çok farklı oranlarda bulunabilmektedir. ancak bitkide verim ve kalitesi toprakta veya bitkinin kök ortamında bulunan minimum besin elementi belirlemektedir. bunu bir fıçı ile görselleştirerek anlattığı için Leibig Fıçısı adını almıştır. görsel olarak ise şöyle ifade edilmektedir. [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/liebig-ficisi-resim.png] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/minimum-yasasi-bitki-besleme.jpg]
hidroponik tarım bir diğer deyişle suda yetiştirilen topraksız tarım metodunu sizlere detaylı açıklamam gerekirse. toprak veya katı bir ortam kullanmadan köklerin serbest halde oldugu besin eriyiklerinin ise suda çözündürülmek suretiyle köklere iletildiği ve alınımın sağlandığı sisteme hidroponik tarım denir. topraksız tarım denildiğinde ilk akla gelmekle beraber açıkcası metodlardan sadece bir tanesidir. yeşillik üretiminde özellikle kullanılan metod pek çok bitki için ise uygun bir üretim modelini sunmamaktadır.
git gide çeşitli dikey modeller dahil olmak üzere ziraat mühendislerince araştırılan ve geliştirilen bir metod olmakla beraber. ev tipi ışık destekli üretim metodlarıda hızla gelişmektedir. durgun su ve akan su olmak üzere çeşitleri oldugu gibi ayrıca besinin çeşitli balık atıklarından sağlandıgı farklı mühendislik sistemleride sunulmaktadır. en doğru üretim metodu üretim planlamasıyla uzman ziraat mühendisleri tarafından danışmanlık hizmetleriyle verilmelidir. yatırımınızın getirisi ve devamlılığı açısından buna dikkat edilmesi oldukça önemlidir.
büyük ölçekli yatırımlarda deneme yanılma yapılmasını önermemekteyim. işin uzmanı tarafından ekspertizi yapılmalıdır.
Bakanlığımız tarafından yeni dijital platform tanıtıldı, tarım üreticisiyle tüketici buluşturmayı amaçlayan platform üreticinin daha iyi fiyatlara ürününü pazarlaması tüketicinin daha uygun ve daha geniş ürüne ulaşabilmesini hedefliyor. Yıllardır tartışılan tarımda hiçbir üretim de yer almadan pastadan en çok payı alan aracılık sistemini süreçten çıkartmak amaçlanıyor umarım başarılı olur
biraz garip bir konu gibi gelecektir, sizlere ama bunada bir başlık mı olur demeyin meraklısına güzel bir içerik.
Evde hayvan bakmak, o kadar kolay olmayabilir. Fakat kedi, köpek, balık, örümcek gibi çeşitli hayvanları evinde barındırıp büyüten birçok insan bulunmakta. Peki evde kuzu besleyen insanları biliyor musunuz?Evde kuzu beslemek, birçok insan tarafından ve özellikle köy işleri ile uğraşan insanlar tarafından gerçekleştirilmekte. Yeni doğmuş kuzular evde bir müddet bakılır ve yeterince büyüme aşamasına geldikten sonra koyun sürüsünün arasına katılır. Eğer ki evde kuzu beslerseniz bir süre sonra size bağlanır ve sizinle oynamak ister. Evde kuzu bakmak sanıldığı kadar zor değil. Yalnızca dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Tıpta grafi görüntüsü x-ray ışını yani röntgen görüntülenmesi ile ortaya konan görüntüyü ifade etmektedir. Röntgenin başarısı için dokunun olabildiğinde yumuşak bir yapısının olması oldukça önemlidir.
Yumuşaklık ne kadar artarsa dokudaki, röntgen sonuçları ise okadae doğru ve kararlı olmaktadır. Eğer doktorunuz sizde grafi sonucunu istediyse röntgen sonuçlarınızı iletmeniz gerekmektedir.
Yumuşaklık ne kadar artarsa dokudaki, röntgen sonuçları ise okadae doğru ve kararlı olmaktadır. Eğer doktorunuz sizde grafi sonucunu istediyse röntgen sonuçlarınızı iletmeniz gerekmektedir.
Kaktüs Yetiştiriciliği
Kaktüs, bakımı kolay çicek isteyen çicekseverler tarafından en çok tercih edilen çiceklerden birisidir. Evde,mutfakta,işyerinde,ofiste ve birçok yerde rahatlıkla bakılabilen Kaktüs, mükkemel bir süs çiceği olarak dikkat çekmektedir. Bakımının kolaylığı ve hoş görüntüsü nedeniyle bulunduğu her alana ayrı bir hava katabilmektedir.
Dikenli yapısı ve ufak boyutuyla dikkat çeken bu çicek uygun koşullar sağlandığı takdirde hemen hemen tüm şartlarda rahatlıkla bakılabilmekte ve yetiştirilebilmektedir. Kaktüs bakarken ve yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bazı önemli detaylar elbette mevcut. Yazımızın devamını okuyarak bu detaylar hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Saksı Seçimine Dikkat!
Kaktüs’ü yetiştireceğiniz Saksı, bu dikenli çiceğin sağlıklı yetişebilmesi açısından oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kaktüs’ü yerleştireceğiniz Saksı’nın etrafının delikli olması gerekmektedir. Bunun sebebi ise bilindiği üzere bir Çöl bitkisi olan Kaktüs’ün suyu fazla sevmemesidir. Kaktüs, ihtiyacı kadar suyu emer ve fazla olan suyun ise deliklerden dökülmesi gerekmektedir.
Bir çöl bitkisi olan Kaktüs fazla rüzgarı da sevmez. Fazla rüzgarda kalan bir kaktüs’ün yaprakları solabilir ve canlılığını yitirebilirler. Bu nedenle Saksı’yı fazla rüzgar almayan bir yere konumlandırmanız gerekmektedir.
kaktüs üretiminde toprak seçimi önemlidir.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
Kaktüs bitkisi yapısı itibariyle zaman zaman toprak değişimi yapılması gereken bir bitkidir. Bunu çok sık olmasa da senede ya da iki senede bir yapmanız iyi olacaktır. Kaktüs, Kalın kum karışımlı toğrağı daha çok sevmektedir. Toprağı yerleştirmeden önce saksının taban kısmına ufak çakıl taşları yerleştirmeniz de bu bitkinin faydasına olacaktır. Bu sayede Kaktüs köklerini fazla sudan koruyabilme imkanına sahip olarak bitkinizin daha sağlıklı yetişmesi için gerekli önlemi almış olursunuz.
Dikerken dikkat edilmesi gerekenler
Kaktüs bitkisini dikmeden önce yapmanız gereken en önemli şey, bitkiyi yerleştireceğiniz saksının tabanına çakıl taşları yerleştirmektir. Bu toprağın drenajını ve kaktüsün köklerinin kurmaması adına önemlidir. Daha sonra bu taşların üzerine Çakıl’ın boyunun yarısını alabilecek şekilde uygun toprağı ekleyiniz. Bunları yaptıktan sonra Bitkinizi toprağa dikmeye hazırsınız demektir. Kaktüs’ü diktikten sonra toprak kalmışsa çevresine yerleştirebilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonra bu Bitki’ye ilk can suyunu vermeniz zamanı gelmiş demektir. Kaktüs’e gübre vermek şart olmasa da bunu yapmanız da Bitkinizin daha uzun süre canlı kalmasını sağlayan önemli bir etken olacaktır.
avantajları
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
diğer isimleriyle etken madde olarakta söylenen Aktif madde; Bir tarım ilacı veya farklı kimyasal maddelerde yer alan, ilacın hedef aldığı hastalık, zararlıları hedef alan, ilaçtan istenen etkiyi değişen formülasyonlarla veren kimyasal maddeye denir. bir tarım ilacında etken maddesine göre etki mekanizmaları ve kullanılacak hastalık etmeni belirlenir.
Virüs malesef işe alımları çok kötü etkiledi. Kaç aydır herşey durmuş durumda ve nereye gider bilemiyorum. Tarım çokca medya malzemesi olsada iş ziraat mühendisleri ve üreticiler için aynı ve hatta birazda negatif seyrediyor gibi görünüyor
proje olarak çok güzel tarım’da uygulanabilirliğini görmemiz projedeki istikrara bağlı olacaktır diye düşünüyorum. çiftçiye iyi açıklanmalı proje sevdirilmeli başlangıçta bir ön yargı olabilir, tüketici açısından adaptasyon daha kolay olacaktır.
Mesleğimize olan güvensizliğin göstergelerindendir. Ayrıca lobi olarak ne kadar güçsüz olduğumuzuda ortaya koyar. Kendi bakanlığımızda bile işi bilenler yok iken tarım nasıl kalkınacak. Ziraat odalarında bile ilk okul mezunu başkanlar var altında çalışıyoruz. Çiftçiye zaten dert anlatmak bilimsel çalışmaya yönlendirmekte zor. Biz nasıl mühendisliğimizi icra edebiliriz bu ortamda?
Hobi bahçeleri günümüzde aldı başını gidiyor birde belediyeler öncülük ediyor. Verimli tarım arazileri küçük küçük bölünüyor yetmiyor üzerine birde minik evler dikiliyor arazinin Yüzde 50 yapılaşma Yüzde 20 si sosyal alan yüzde 10 u peyzaj alanı Yüzde 20 sinde ise şehirden sözde kaçan insanların ekip biçeceği alanlar oluşturuluyor. Tarım arazilerinin bölünmemesi için yıllarca süren emek şehirde bunalan tiplerin eğlencesi için bölünüyor. Kusura bakmayın ama isteyen varsa gitsin köyüne yerleşsin. Yok böyle bir dünya yazıktır günahtır.
bu yıl 3 ilde gerçekleştirilecek olan ziraat mühendislerinin korkulu rüyası bir sınav. corona döneminde 3 ile yayılması sevindirici elbette. bu iller; ankara, istanbul ve izmir olarak belirlenmiş. keşke bölgesel bir planlama olsaymış. bu yıl orman ve orman endüstri mühendisleride girecek olması bizleri oldukça üzdü doğrusu. kimi yerlerde sürekli ertelenecek mi gibi sorular dolansa da virüsün durumunu elbet biliyorlardı kpss yapılacak iken bu sınav yapılır tabi.
Tarım ve ormancılık bakanlığının 15-22mayıs tarihlerinde yapacağı 699 kişilik ziraat mühendisi ataması. Uzun bir dönem sonra yeterli olmasada mesleğimiz için nefes aldıracak bir atama olacak. 189 ziraat teknikerine ek olarak, 790 veteriner hekim, 363 gıda mühendisi, 101 su ürünleri mühendisi, 11 veteriner sağlık teknikerinin atamaları yapılacak.