geçenlerde arkadaş arasında sohbet ederken konusu açılan bir soru. zirai sözlükteki kişilerinde yorumlayacagını bu teori üzerine düşündürmek istedim. çok karip cevaplarla karşılaşsakta bana göre en korkunç teori şuydu; şuan bedenimiz bir simülasyonsa ve biz aslında bedenen varolmamışsak, bir yerde bilgisayar gibi(şuan bunu biliyoruz belki daha ileri ekipmanlar) bir sistem tarafından ruh dediğimiz asıl benliğimizin yüklendiği simülasyondaysak. cevabı bence en korkutucu teoriydi. doğrusu bu tip şeylerle çok fazla kafa yorunca için çıkılamıyor. matrix filmi gibi pek çok baş yapıt bu noktadan çıktığı film haline geldiği ve tüm dünya tarafından sevilen konuşulan bir yapıt olduğu büyük bir gerçek. ayrıca çok konuşulan farklı boyutlardaki varlıklarca yönetilmek gibi teoriler oldukça beyin yakıcı sevgili sözlük.
Topraksız tarım sistemi, geleneksel toprak bazlı tarıma alternatif bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkiler, besin ve suyu doğrudan köklerine uygulanarak yetiştirilir. Topraksız tarım sistemi, düşük maliyeti, yüksek verimliliği ve daha az su kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak, yaban hayatının zarar vermesi durumunda, topraksız tarım sistemleri daha kolay bir şekilde hasara uğrayabilir. Bu nedenle, yaban hayatını önlemek için önlemler alınması önemlidir.
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
mevcut verilerde tarımla uğraşanların yaş ortalamasının 56 olduğu bilinen bir gerçek. bu yüzden bu projenin (bkz: çks sistemi) gibi zorundalık ve desteklemelerle kullanımının alıştırılması şart. bir alışkanlık elde edilirse zaten işlevselliği teknik sorunları adım adım çözülür tüm dijital platformlarda oldugu gibi. çok iyi bir müşteri hizmetleri sistemiyle direk diyalogla çözümlenmelidir üye problemleri. yapılan araştırmalarada insanlar dijital platformlarda ilk denemesinde başarısız veya negatif bir sonuçla karşılaşırsa malesef geri döndürmenin çok zor olduğunu gösteriyor bizlere. Bu Aslında birde Türkiye Gerçeğidir. örnek vermem gerekirse (bkz: devrim arabaları) gerçeği var bir başarısızlık büyük bir devrimi engelledi otomotivde. bu yüzden bu projeyinin başarısı çok önemlidir. tarımın tüm paydaları olarak biz mühendislerde elimizden geleni yapmalıyız. arkasında güçlü bir bakanlık varken başarısız olma lüksü yok. eminim projenin arkaplanın da pek çok plan program yapılmıştır diye umut ediyorum.
mesleki açıdan sadece Tarım, kırsal kesimi yakından ilgilendiriyor gibi görünse de genel ekonomiye yani ülke ekonomisine büyük katkısı olan bir meslek dalıdır. Bazı ülkelerin temel geçim kaynağı olan tarım; yöresel, küresel ve yöntemsel olarak uygulanır. Bu uygulama işine ise kısaca ziraat denir.
peki Ziraat Mühendisliği Nedir?
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz tanım çerçevesinde baktığımızda ziraat mühendisliği; bitki, hayvan ve toprak gibi alanlarda uğraş veren bir daldır.Ziraat mühendisleri, ekilebilecek olan tarım arazilerinin belirlenmesi, ekili olan arazilerin erozyonla mücadelesi, sulama, projelendirme, üretim ve tüketime kadar olan süreçte bu alanda nitelik sahibi kişilerdir.
Ziraat mühendislerinin çalışma alanları oldukça fazladır. Örneğin; tohum, sera, ilaçlama, tarım makineleri, tarımsal projelendirmeler, tarım ekonomisi, hayvancılık ve bilir kişi gibi sayılabilir.Mühendisler, normal insanların bakış açısından çok daha farklı bir bakışa sahip olmak zorundadır. Bunun için bölümü sadece okuyup bitirmek yetmez, beceri ve yeteneğinde olması gerekir. Mühendislik bölümlerinin tamamıyla ilgili son söz, görüleni değil görülmeyeni görebilmektir.
Bazı eğitim bölümleri vardır ki, öğrencinin sosyalleşmesinin önüne bir engel çeker. Ancak mühendislik mesleği her zaman farklı algılamayı gerektirdiği için insanın yeteneklerini geliştirmeyi hedefler. Yani sizin toprağa baktığınızda gördüğünüz buğdaya değil, toprağa, rüzgara, topoğrafyaya ve iklime odaklanır. Bir mühendislik öğrencisini basit bir şekilde tanımlayacak olursak, otelde tatil yaparken güneş kremi kaç faktör olmalı şeklinde değil de, çimlerin ne kadar gübrelemeye ihtiyaç olduğunu düşünen kişidir.Sonuç olarak ziraat mühendisliği okumak için doğayı seviyor ve iç içe olmanız gerekir.
Organik Tarım Nedir?
[/b]İnsan ve çevreye zarar vermeden, kimyasal kullanmadan verimliliğe dayalı olarak yapılan üretim modeline organik tarım denir. Organik tarım sayesinde toprağın verimliliği artırılmış olduğu gibi gıdanın güvenliği de esas alınmış olur. Yani organik tarım üretiminin her aşaması kontrollü olur. Organik tarımda üretimden satışa geçen süreçlerin tamamı yetkili kuruluşlar tarafından kontrol edilir ve [b]sertifikalandırılır.
Tarım üretiminde verimliliğin artırılması için gübreleme şarttır. Organik tarım da ise gübreleme tekniği onay verilmiş olan maddelerle yapılır. Örneğin; Yeşil gübreleme, münavebele gibi. Organik tarım merkezine insan ve canlıyı odak almış olduğundan dolayı, içeriğinde zararlı hiçbir madde bulunmaz. Bu sayede herhangi bir organik üretim yapan çiftlikte üretilmiş ürünlerin besin değerleri yüksek olarak soframıza gelmiş olur.organik tarım yalnızca ürünlerin sağlıklı bir şekilde sofralara kazandırılmasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda (bkz: Erozyon) da önlenmesine katkıda sağlamaktadır.
Sonuçların yarın veya 22 ekim itibariyle açıklanması bekleniyor. Ziraat mühendislerinin gözü kulağı bu sonuçlarda desek yanlış olmaz. Zor bir sınavdı bakalım puanlar ve sıralamaya baktığımızda hangi seviyede olacak merak konusu. Puanlar düşecektir tahminim ama branş sıralamamız okadar kötü olmayacaktır bana göre. Bekleyip görelim
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Topraksız tarım nedir?
Tarımsal üretimi toprak kullanmadan, çeşitli yatak denilen materyaller vasıtasıyla, kök bölgesini nemli tutmak ve besini ulaştırmak yoluyla yapılan bir tarımsal üretim şeklidir.
Topraksız Tarım nasıl yapılır?
topraksız tarımda pek çok üretim metodu vardır. her bitki topraksız tarımla üretilemediği gibi bitkiye görede kullanılan yatak değişmektedir. bu yüzden profesyonel bir bilgi ve birikim gerektiren bir üretim biçimidir.
Topraksız tarım da kullanılan yataklar nelerdir?
topraksız tarımda durgun su kültürü, nft, katı ortam kültürü olarak çeşitli kategoriler vardır. aşağıda ayrıntılarıyla resmi ekliyor olacağım. kimi akan bir su sisteminde üretim yapılırken kimisi ise durgun bir su kültüründe üretim yapılmaktadır. kokopit, cam yünü gibi de pek çok üretim materyali kullanılmaktadır.
Topraksız tarım özellikle hollandada tarımsal üretimin çoğunlugu kapsamaktadır. topraksız tarımın tercih edilmesinin sebebi ise; - birim alandan daha çok verim almak - gübre ve ilaç maliyetini düşürmek gibi etkenleri vardır. topraksız tarımın negatif yönleri ise; ilk kurulumunda dolar bazlı bir maliyet doğurmarsı, yogun işçi masrafı, pazarlama gibi etmenler sayılabilir.
Topraksız tarımda ülkemizde genellikle katı kültür ortamında domates başlıca olmak üzere biber salatalık çilek ve su kültüründe marul biber gibi ürünlerin üretimi ön plana çıkıyor.
topraksız tarım üretim şekilleri resimdedir. [image src=https://www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/11/topraksiz-tarim-uretim.png]
Virüs malesef işe alımları çok kötü etkiledi. Kaç aydır herşey durmuş durumda ve nereye gider bilemiyorum. Tarım çokca medya malzemesi olsada iş ziraat mühendisleri ve üreticiler için aynı ve hatta birazda negatif seyrediyor gibi görünüyor
Dikey tarım, dikey çiftlikler olarak adlandırılan vertical farming Artan nufüs tarımda daha az alan ve girdiyle daha verimli çözümler üreterek daha çok üretim yapmaya itiyor. Bu tarım yöntemide bu ihtiyaçtan doğmuş alanları daha ekonomik kullanmayı ve daha fazla üretim yapmayı hedefleyen topraksız tarım metodudur. [image src=i.ibb.co/QmSJ889/1-EE75-DA4-7521-41-CD-8-DF0-7-B55733-D0307.jpg][image src=i.ibb.co/Sv834Y0/83172-FE4-D341-41-DF-8260-8726-BD4-B26-C2.jpg]
Zirai sözlük ziraat mühendisi, teknikerlerine hizmet eden birlikte oluşturulacak bir ansiklopedi niteliği taşımayı amaçlayan, aynı zamanda sosyal etkileşim ve gündeme dair fikirlerinizi belirtmenize olanak sağlamayı amaçlayan bir tarım sözlük sitesidir. Şimdi daha etkin daha iyi bir yazılımla sizlerleyiz
Zirai kelimesi köken olarak arapçadan dilimize katılmış ancak zamanla türkçeleşmiş olan, türkçe’deki anlamı tarım, tarımsal anlamı taşıyan ve günümüzde tarımsal üretimdeki kişilerce sıkça kullanılan bir kelimedir. Örnek vermek gerekirse; (bkz: Zirai ilaç bayilik ve toptancılık sınavı) (bkz: Zirai Don) bunlar örnek verilebilir. Oldukça yaygın ve sıkça karşılaşılan bir kelimedir. Tarım kelimesinden bile bazen daha sık karşılaşmanız muhtemeldir. Sözlüğümüzünde isminde taşıdıgı bir tabirdir.
bu yıl 3 ilde gerçekleştirilecek olan ziraat mühendislerinin korkulu rüyası bir sınav. corona döneminde 3 ile yayılması sevindirici elbette. bu iller; ankara, istanbul ve izmir olarak belirlenmiş. keşke bölgesel bir planlama olsaymış. bu yıl orman ve orman endüstri mühendisleride girecek olması bizleri oldukça üzdü doğrusu. kimi yerlerde sürekli ertelenecek mi gibi sorular dolansa da virüsün durumunu elbet biliyorlardı kpss yapılacak iken bu sınav yapılır tabi.
yaşım itibariyle ben görmedim sevgili meslektaşlarım. gören varmı oda muamma adı tarım bakanlığı ama bir tane bu işte okumuş uzmanlaşmış kişi bakan olamadı. bu yüzdendir ki tarım bence hep ikinci plana atıldı ve ziraat mühendisleri olarak siyasi lobide geri kaldık. aslında siyasi arenada rol alan çok meslektaşımız olsada bakanlığa kadar yükselemedi. buraya son 5 bakanımızı iliştireyim öncesini bilen arkadaşlarda alta iliştiriversin.
iktisatçı - sami güçlü.
veteriner - mehmet mehdi eker,
ilahiyatçı / işletmeci - faruk çelik,
tıp doktoru - ahmet eşref fakıbaba
işletmeci - bekir pakdemirli
Tarım ve ormancılık bakanlığının 15-22mayıs tarihlerinde yapacağı 699 kişilik ziraat mühendisi ataması. Uzun bir dönem sonra yeterli olmasada mesleğimiz için nefes aldıracak bir atama olacak. 189 ziraat teknikerine ek olarak, 790 veteriner hekim, 363 gıda mühendisi, 101 su ürünleri mühendisi, 11 veteriner sağlık teknikerinin atamaları yapılacak.
Minimum yasası Bitki besleme için çok önemli döneminin çok ötesinde bir anlatıma sahip olan bir yasadır. 1840 yılında bitkisel üretim için alman bir kimyacı olan (bkz: Justus von Liebig) tarafından ortaya atılan ve yasalaşan bir bitki besleme tanımlaması iken zamanla pek çok farklı alanda da kullanılabilir hale gelmiştir. buna göre; bit bitkinin gelişmesi için toprakta pek çok besin elementine farklı dozlarda ihtiyaç duyar, toprakta ise bu elementler pek çok farklı oranlarda bulunabilmektedir. ancak bitkide verim ve kalitesi toprakta veya bitkinin kök ortamında bulunan minimum besin elementi belirlemektedir. bunu bir fıçı ile görselleştirerek anlattığı için Leibig Fıçısı adını almıştır. görsel olarak ise şöyle ifade edilmektedir. [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/liebig-ficisi-resim.png] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/minimum-yasasi-bitki-besleme.jpg]
Tarımsal üretim de gerekli olan bazı gereçlerin (tarım alet ve makinaları, gübre ve ilaç) çiftçiye temini amacıyla 1944 yılında kurulmuş olan ve 1998 yılında ise özelleştirilmiş kamu kurumudur. geçmişte yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettirsede özelleştirme sonrası malesef unutulmuştur. yaptığı çalışmalardan bazılar milli traktör üretimi (bkz: başak isimli traktör) , gübre , ilaç ve bazı tarım aletlerinin ise yedek parça üretimi sayılabilir. özelleştirme öncesi ise 3 bin üzerinde traktör üretmiştir.
Ziraat odaları, kooperatiflerin alımda bazen şart koştuğu, tarım danışmanlığı belgesi. Tarım bakanlığı tarafından verilir sınavı ise gazi üniversitesi tarafından ankara’da yapılır. Çeşitli konularda 100 soru sorulur ve 70 doğru cevap verilmesi gerekmektedir. Sınav test olarak yapılır eskiden 4 şıklıyken artık 5 şıklı test olarak yapılmaktadır. En son yapılan sınavda sınav ücreti 80Tl idi (siz bunu okurken bu çoktan değişir artar muhtemelen). Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Sınavı‘Na Kimler girebilir biraz bundan bahsetmek isterim. Sınava 3 grup girebilir bunlar şöyle; 1. Grup: Tarım ziraat alanında ilgili Meslek Lisesi (bkz: tarım lisesi ) veya Meslek Yüksek Okul Mezunları 2. Grup; Ziraat fakültesi mezunu veya 4 yıllık meslek yüksek okulu mezunları 3.grup; 3 yıl ve üzerinde bir sürede tarım yayıncısı olarak çalışan ve bunlar gerekli resmi usullere uygun bir şekilde belgelendirebilenlen girebildiğibir sınavdır. gbkz:Sınavda konu soru dağılımları nasıl? Bu konuda aşağıda resimde tarımsal yayım ve danışmanlık sınavı konu dağılım resmini ekliyorum ekteki resimden inceleyebilirsiniz. Ziraat mühendisleri için önemli belgelerden birisidir. herkesin girmesini öneririm. geçmişte çok basitti ancak son dönemde biraz zorlaştırılmış sanıyorum.sınavın konularının soru dağılımının yer aldığı liste ektedir. [image src=i.ibb.co/MRVRNLV/0-A82-A54-A-56-DD-4-D2-A-B3-CA-BEFD27684715.jpg]
Bitki koruma ürünlerinin satışının yapıldığı bayilerin açılması için gerekli olan belgenin alınabilmesi için ziraat mühendislerinin 70puan ve üzeri bir başarı yakalaması gerekmekte.bir tane Bitki koruma dersi almış ziraat teknikeri ve eczacılarında girebildiği bir sınav.
Kaktüs Yetiştiriciliği
Kaktüs, bakımı kolay çicek isteyen çicekseverler tarafından en çok tercih edilen çiceklerden birisidir. Evde,mutfakta,işyerinde,ofiste ve birçok yerde rahatlıkla bakılabilen Kaktüs, mükkemel bir süs çiceği olarak dikkat çekmektedir. Bakımının kolaylığı ve hoş görüntüsü nedeniyle bulunduğu her alana ayrı bir hava katabilmektedir.
Dikenli yapısı ve ufak boyutuyla dikkat çeken bu çicek uygun koşullar sağlandığı takdirde hemen hemen tüm şartlarda rahatlıkla bakılabilmekte ve yetiştirilebilmektedir. Kaktüs bakarken ve yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bazı önemli detaylar elbette mevcut. Yazımızın devamını okuyarak bu detaylar hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Saksı Seçimine Dikkat!
Kaktüs’ü yetiştireceğiniz Saksı, bu dikenli çiceğin sağlıklı yetişebilmesi açısından oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kaktüs’ü yerleştireceğiniz Saksı’nın etrafının delikli olması gerekmektedir. Bunun sebebi ise bilindiği üzere bir Çöl bitkisi olan Kaktüs’ün suyu fazla sevmemesidir. Kaktüs, ihtiyacı kadar suyu emer ve fazla olan suyun ise deliklerden dökülmesi gerekmektedir.
Bir çöl bitkisi olan Kaktüs fazla rüzgarı da sevmez. Fazla rüzgarda kalan bir kaktüs’ün yaprakları solabilir ve canlılığını yitirebilirler. Bu nedenle Saksı’yı fazla rüzgar almayan bir yere konumlandırmanız gerekmektedir.