Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz.
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor.
• Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır.
İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
ülkemizin ve dünyanın önüne geçilmesi gereken en önemli sorunlarından biridir. özellikle endüstriyel tarım'ın yapıldığı toprakların sık işleniyor olması, örtüsüz kalan toprağın zamanla taşınmasına neden olur. yeryüzünde ekili alanlara baktığımızda dünyada % 40, türkiye’de % 59 oranında bir erozyon söz konusu. dolayısıyla üst toprağın zaman içerisinde kaybediliyor olması beraberinde veriminde düşmesine neden oluyor. erozyondan kaynaklı olarak her yıl türkiye’de 0,8 mm civarında bir üst toprak kaybı söz konusu ve bu gelecek için özellikle çocuklarımıza bırakacağımız verimli topraklar konusunda büyük sıkıntı demektir.
Etmeni Ficus virus I, Smith dir. incir'de görülen bu Hastalığın latince ismi ficus carica'dır. Ege bögesinde tüm incir ağaçlarında görülen ağaçlarda zayıflık, verim ve kalite düşüklüğüne neden olan bir hastalıktır. Bitkideki belirtileri ise; Ağaçtaki yapraklar mevsim ilerledikçe kahverengi veya siyah nekrotik yaprak lezyonlarına dönüşen açık yeşilden sarıya mozaik desenlere sahiptir. Yapraklar bozulabilir. Meyve ayrıca meyvelerin erken düşmesi nedeniyle verimde azalmaya yol açabilen mozaik desenleri de gösterebilir. Mozaik belirtiler yaz aylarında yüksek sıcaklıklarla şiddetlenebilir. yapraklar da dağınık sarı yeşilden açık sarıya kadar değişen çeşitli büyüklükte mozaik şeklinde lekelerdir. Hastalık meyvelerde de belirti verir. Olgunluğa yaklaşmış meyvelerde lekeler yaprağa benzer bir görünüm vermektedir. Yayılımı ise çelik, aşı ve vektörlerle olur. sertifikalı ve virüs etmeni barındırmıyan fidan dikimi çok önemlidir. mücadele yolları; ise Kimyasal mücadelesi yoktur. Vektörler kullanılarak mücadele yapılması önerilmektedir. hastalıklı bitkileri ayırılması yok edilmesi böylece yayılımının engellemesi sağlanabilir. Kışın ise ağaçtaki tomurcukları keserek, akar sayılarını ciddi azaltabilmek söz konusu olmaktadır. Hastalıkla ilgili sizlere bazı görsellerde ekleyeyim.[image src=www.zirai.net/incir-yaprak-mozaik-virus-2] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/06/incir-mozaik-1.jpg]
Topraksız tarım sistemi, geleneksel toprak bazlı tarıma alternatif bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkiler, besin ve suyu doğrudan köklerine uygulanarak yetiştirilir. Topraksız tarım sistemi, düşük maliyeti, yüksek verimliliği ve daha az su kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak, yaban hayatının zarar vermesi durumunda, topraksız tarım sistemleri daha kolay bir şekilde hasara uğrayabilir. Bu nedenle, yaban hayatını önlemek için önlemler alınması önemlidir.
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
İyi Tarım Uygulamaları
İyi tarım uygulamaları; doğrudan tarımsal ürünlerin ve işlenmiş tüm gıda türlerinin güvenilirliğinin sağlanması amacı ile ortaya çıkarılan birtakım değişikliklerdir. İyi tarım uygulaması hakkında bilinmesi gerekenler ise şu şekilde sıralanabilir;
• Bu uygulama ekolojik veya organik tarım türü ile karıştırılmamalıdır. Organik tarımda kesinlikle kimyasal ilaç kullanılmamaktadır. Ancak iyi tarımda zirai ilaçlar ve kimyasal ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak kullanılan her ilacın toprağın kalitesini olumsuz yönde etkilemediğine dair, kayıtların tutulması gerekecektir.
• İyi tarım uygulaması sertifikası almış bir çiftçinin kendi isteği üzerine ilaç kullanımı söz konusu olamaz. İlaçların miktarı ve çeşitleri sertifikayı veren kuruluşun uzman çalışanları tarafından belgelenmekte ve denetlenmektedir.
• Gübreleme işlemi de kişinin besinlerinin ihtiyacına göre belirlenmektedir. Bu nedenle İTU belirli analizlerde bulunarak, uzmanların verdiği öneriler doğrultusunda çiftçinin gübreleme işlemi yapabilmesine izin verebilecektir.
• İyi tarım uygulamalarında belirli konularında kapsamlı analizi yapılabilecektir. Bu konular su kaynakları, su kaynaklarında kirlilik, sürdürülebilir su kaynakları varlığı, suyun kalitesi, komşu arazilerin üretim biçimleri, ilaç kullanımı planlanması, üretim için kullanılacak olan toprağın tipi, bitki sağlığı ve ekim nöbeti gibi noktalardır. İTU bu konuları göz önünde bulundurarak, bir değerlendirme yapacaktır.
• Bu uygulamada gübreleme ve ilaçlama sırasında işçinin sağlığına da önem verilmektedir. İşçiye ve çevreye verilen zararın minimum düzeye indirgenebilmesi için özel çalışmalar yürütülmektedir. Bu noktada özel raporlar hazırlanmaktadır.
• Bu yönetmelikte düzenli olarak gıda kimyasal malzeme içeriği bakımından denetlenecektir. Yapılan testlerde zararlı bulgulara rastlanması halinde, acil eylem planları oluşturulmaktadır. Bu uygulamada kimyasal maddenin sınırlandırılması büyük bir önem taşıyacaktır.
• Bu uygulamada GLOBALBAP esasları gözetilerek oluşturulmuştur. Bu esaslar önderliğinde yönetmeliğin uygulanmasının tek bir amacı bulunmaktadır. Buda kişilerin ihracat konusunda rakiplerinden bir adım önde olabilmesini sağlamaktır.
• İyi tarım uygulamalarında çiftçiye destek olabilmek amacıyla devlet tarafından düşük faizli kredi, hibe ve maddi destek yardımı yapılabilmektedir.
İyi tarım uygulamaları; doğrudan tarımsal ürünlerin ve işlenmiş tüm gıda türlerinin güvenilirliğinin sağlanması amacı ile ortaya çıkarılan birtakım değişikliklerdir. İyi tarım uygulaması hakkında bilinmesi gerekenler ise şu şekilde sıralanabilir;
• Bu uygulama ekolojik veya organik tarım türü ile karıştırılmamalıdır. Organik tarımda kesinlikle kimyasal ilaç kullanılmamaktadır. Ancak iyi tarımda zirai ilaçlar ve kimyasal ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak kullanılan her ilacın toprağın kalitesini olumsuz yönde etkilemediğine dair, kayıtların tutulması gerekecektir.
• İyi tarım uygulaması sertifikası almış bir çiftçinin kendi isteği üzerine ilaç kullanımı söz konusu olamaz. İlaçların miktarı ve çeşitleri sertifikayı veren kuruluşun uzman çalışanları tarafından belgelenmekte ve denetlenmektedir.
• Gübreleme işlemi de kişinin besinlerinin ihtiyacına göre belirlenmektedir. Bu nedenle İTU belirli analizlerde bulunarak, uzmanların verdiği öneriler doğrultusunda çiftçinin gübreleme işlemi yapabilmesine izin verebilecektir.
• İyi tarım uygulamalarında belirli konularında kapsamlı analizi yapılabilecektir. Bu konular su kaynakları, su kaynaklarında kirlilik, sürdürülebilir su kaynakları varlığı, suyun kalitesi, komşu arazilerin üretim biçimleri, ilaç kullanımı planlanması, üretim için kullanılacak olan toprağın tipi, bitki sağlığı ve ekim nöbeti gibi noktalardır. İTU bu konuları göz önünde bulundurarak, bir değerlendirme yapacaktır.
• Bu uygulamada gübreleme ve ilaçlama sırasında işçinin sağlığına da önem verilmektedir. İşçiye ve çevreye verilen zararın minimum düzeye indirgenebilmesi için özel çalışmalar yürütülmektedir. Bu noktada özel raporlar hazırlanmaktadır.
• Bu yönetmelikte düzenli olarak gıda kimyasal malzeme içeriği bakımından denetlenecektir. Yapılan testlerde zararlı bulgulara rastlanması halinde, acil eylem planları oluşturulmaktadır. Bu uygulamada kimyasal maddenin sınırlandırılması büyük bir önem taşıyacaktır.
• Bu uygulamada GLOBALBAP esasları gözetilerek oluşturulmuştur. Bu esaslar önderliğinde yönetmeliğin uygulanmasının tek bir amacı bulunmaktadır. Buda kişilerin ihracat konusunda rakiplerinden bir adım önde olabilmesini sağlamaktır.
• İyi tarım uygulamalarında çiftçiye destek olabilmek amacıyla devlet tarafından düşük faizli kredi, hibe ve maddi destek yardımı yapılabilmektedir.
Bu durum ziraat mühendislinin hor görülmesine sebep olsada mühendis olmadıkları iddiasına varan saçma ithamlara sebebiyet versede ziraat fakültesi içinde okadar kapsamlı bölümleri barındırıyorki kendine ait bir fakülte kurulması gerekiyor. Hatta şuan gıda peyzaj ve su ürünleri gibi pek çok mühendislik dalı bu alandan kopmuştur. Kısacası ziraat mühendisliği bir mühendislik dalından çok daha fazlasıdır kendi içinde bile dallar çıkartmış koca bir alandır. Diğer Tüm mühendislikler toplandığında bir fakülteyi zor dolduruyorken ziraat fakültesi okadar geniş alanları var ki kendi içinden mühendislik fakültesini bile beslemiştir örnek gıda ve peyzaj verilebilir.
Sonuçların yarın veya 22 ekim itibariyle açıklanması bekleniyor. Ziraat mühendislerinin gözü kulağı bu sonuçlarda desek yanlış olmaz. Zor bir sınavdı bakalım puanlar ve sıralamaya baktığımızda hangi seviyede olacak merak konusu. Puanlar düşecektir tahminim ama branş sıralamamız okadar kötü olmayacaktır bana göre. Bekleyip görelim
Squash mosaic comovirus -Sqmv latince adlandırmaya sahip kabakta görülen bir virütik hastalıktır. Tohumla, mekanik olarak veya vektörü olduğu karpuz telli böceği ile taşınmaktadır. Hastalık sadece kabakta değil ayrıca hıyar, kavun ve karpuzda başlıca görülmektedir. Ayırt etmek adına belirtileri sıralamam gerekirse; genç bitkilerde virüsün etkisi daha yoğun ve güçlü görülmektedir, yaprakta klorotik sarı lekeler görülür yapraklarda kabarcık ve deformasyonlar oluşur, damarlarda ise yeşil damar bantlaşması ve yine deformasyonlar sıkça görülmektedir. Damarlar arasında daralmalar sıkılaşmalar dikkatleri çeker. Meyvelerdede şekil bozukluğu renk bozukluğu ve kabarıklık şeklinde görülmektedir.
Bugün itibariyle kpss branş sıralamaları açıklandı. geçen sınav ile kıyasladıgımızda 1 puanlık bir fark görülüyor sıralamada. puanlar düşük gelsede geçen yıla oranla sıralamalar oldukça iyi gelmiş. geçen yılın 1 puanıyla bu yılınki ziraat mühendisi kpss branş sıralamasında farketmiş durumdadır. bakalım atamalar gerçekleşecek mi ne olacak göreceğiz.
avantajları
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
proje olarak çok güzel tarım’da uygulanabilirliğini görmemiz projedeki istikrara bağlı olacaktır diye düşünüyorum. çiftçiye iyi açıklanmalı proje sevdirilmeli başlangıçta bir ön yargı olabilir, tüketici açısından adaptasyon daha kolay olacaktır.
biraz garip bir konu gibi gelecektir, sizlere ama bunada bir başlık mı olur demeyin meraklısına güzel bir içerik.
Evde hayvan bakmak, o kadar kolay olmayabilir. Fakat kedi, köpek, balık, örümcek gibi çeşitli hayvanları evinde barındırıp büyüten birçok insan bulunmakta. Peki evde kuzu besleyen insanları biliyor musunuz?Evde kuzu beslemek, birçok insan tarafından ve özellikle köy işleri ile uğraşan insanlar tarafından gerçekleştirilmekte. Yeni doğmuş kuzular evde bir müddet bakılır ve yeterince büyüme aşamasına geldikten sonra koyun sürüsünün arasına katılır. Eğer ki evde kuzu beslerseniz bir süre sonra size bağlanır ve sizinle oynamak ister. Evde kuzu bakmak sanıldığı kadar zor değil. Yalnızca dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
diğer isimleriyle etken madde olarakta söylenen Aktif madde; Bir tarım ilacı veya farklı kimyasal maddelerde yer alan, ilacın hedef aldığı hastalık, zararlıları hedef alan, ilaçtan istenen etkiyi değişen formülasyonlarla veren kimyasal maddeye denir. bir tarım ilacında etken maddesine göre etki mekanizmaları ve kullanılacak hastalık etmeni belirlenir.
yaşım itibariyle ben görmedim sevgili meslektaşlarım. gören varmı oda muamma adı tarım bakanlığı ama bir tane bu işte okumuş uzmanlaşmış kişi bakan olamadı. bu yüzdendir ki tarım bence hep ikinci plana atıldı ve ziraat mühendisleri olarak siyasi lobide geri kaldık. aslında siyasi arenada rol alan çok meslektaşımız olsada bakanlığa kadar yükselemedi. buraya son 5 bakanımızı iliştireyim öncesini bilen arkadaşlarda alta iliştiriversin.
iktisatçı - sami güçlü.
veteriner - mehmet mehdi eker,
ilahiyatçı / işletmeci - faruk çelik,
tıp doktoru - ahmet eşref fakıbaba
işletmeci - bekir pakdemirli
bu alımda ilk kez diğer alımlara göre bir fark olacak ve bu çok önemli oda şu ki; mevcut kamu kurumlarında çalışanlar bu atamada başvuru yapamayacak. geçmiş dönemlerde bu şekilde başvurular nedeniyle bazı kontenjanların boşa gittiği bir gerçekti ve bu büyük bir sorundu. bu yenilik bakanlıklar açısından da bir ilk, bu kuralı ilk kez (bkz: tarım bakanlığı) uygulayacak. diğer kamu kurumlarına da örnek olup onlarda da uygulanması büyük haksızlıkların önüne geçecektir. ziraat mühendisi ve ziraat teknikeri meslektaşlarıma hayırlı olmasını dilerim.
Minimum yasası Bitki besleme için çok önemli döneminin çok ötesinde bir anlatıma sahip olan bir yasadır. 1840 yılında bitkisel üretim için alman bir kimyacı olan (bkz: Justus von Liebig) tarafından ortaya atılan ve yasalaşan bir bitki besleme tanımlaması iken zamanla pek çok farklı alanda da kullanılabilir hale gelmiştir. buna göre; bit bitkinin gelişmesi için toprakta pek çok besin elementine farklı dozlarda ihtiyaç duyar, toprakta ise bu elementler pek çok farklı oranlarda bulunabilmektedir. ancak bitkide verim ve kalitesi toprakta veya bitkinin kök ortamında bulunan minimum besin elementi belirlemektedir. bunu bir fıçı ile görselleştirerek anlattığı için Leibig Fıçısı adını almıştır. görsel olarak ise şöyle ifade edilmektedir. [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/liebig-ficisi-resim.png] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/minimum-yasasi-bitki-besleme.jpg]
Mesleğimize olan güvensizliğin göstergelerindendir. Ayrıca lobi olarak ne kadar güçsüz olduğumuzuda ortaya koyar. Kendi bakanlığımızda bile işi bilenler yok iken tarım nasıl kalkınacak. Ziraat odalarında bile ilk okul mezunu başkanlar var altında çalışıyoruz. Çiftçiye zaten dert anlatmak bilimsel çalışmaya yönlendirmekte zor. Biz nasıl mühendisliğimizi icra edebiliriz bu ortamda?
ziraat mühendisleri olarak bizi ilgilendiren 2 yılda bir yapılan lisans #kpss sınavı bu yıl 6 eylül pazar günü yapılacak. ziraat mühendisleri olarak genel kültür ve genel yetenek sorularından sorumlu olacağız.
geçenlerde arkadaş arasında sohbet ederken konusu açılan bir soru. zirai sözlükteki kişilerinde yorumlayacagını bu teori üzerine düşündürmek istedim. çok karip cevaplarla karşılaşsakta bana göre en korkunç teori şuydu; şuan bedenimiz bir simülasyonsa ve biz aslında bedenen varolmamışsak, bir yerde bilgisayar gibi(şuan bunu biliyoruz belki daha ileri ekipmanlar) bir sistem tarafından ruh dediğimiz asıl benliğimizin yüklendiği simülasyondaysak. cevabı bence en korkutucu teoriydi. doğrusu bu tip şeylerle çok fazla kafa yorunca için çıkılamıyor. matrix filmi gibi pek çok baş yapıt bu noktadan çıktığı film haline geldiği ve tüm dünya tarafından sevilen konuşulan bir yapıt olduğu büyük bir gerçek. ayrıca çok konuşulan farklı boyutlardaki varlıklarca yönetilmek gibi teoriler oldukça beyin yakıcı sevgili sözlük.
Organik Tarım Nedir?
[/b]İnsan ve çevreye zarar vermeden, kimyasal kullanmadan verimliliğe dayalı olarak yapılan üretim modeline organik tarım denir. Organik tarım sayesinde toprağın verimliliği artırılmış olduğu gibi gıdanın güvenliği de esas alınmış olur. Yani organik tarım üretiminin her aşaması kontrollü olur. Organik tarımda üretimden satışa geçen süreçlerin tamamı yetkili kuruluşlar tarafından kontrol edilir ve [b]sertifikalandırılır.
Tarım üretiminde verimliliğin artırılması için gübreleme şarttır. Organik tarım da ise gübreleme tekniği onay verilmiş olan maddelerle yapılır. Örneğin; Yeşil gübreleme, münavebele gibi. Organik tarım merkezine insan ve canlıyı odak almış olduğundan dolayı, içeriğinde zararlı hiçbir madde bulunmaz. Bu sayede herhangi bir organik üretim yapan çiftlikte üretilmiş ürünlerin besin değerleri yüksek olarak soframıza gelmiş olur.organik tarım yalnızca ürünlerin sağlıklı bir şekilde sofralara kazandırılmasını sağlamakla kalmaz aynı zamanda (bkz: Erozyon) da önlenmesine katkıda sağlamaktadır.