avantajları
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
Tarımsal yetiştiricilikte sıkça duyduğumuz tohum kelimesini biyolojik olarak ne anlama geldiğini söylemek gerekirse; Erkek ve dişi gametlerin bir araya gelerek oluşturdukları ve yeni bir bitki meydana getirme yeteneğine sahip yapıya tohum denir.
Bitki koruma ürünlerinin satışının yapıldığı bayilerin açılması için gerekli olan belgenin alınabilmesi için ziraat mühendislerinin 70puan ve üzeri bir başarı yakalaması gerekmekte.bir tane Bitki koruma dersi almış ziraat teknikeri ve eczacılarında girebildiği bir sınav.
Seracılıkta "ŞOKLAMA" ismiyle de kullanılabiliyor. gece gündüz sıcaklıklarıyla oynamak suretiyle yapılır. yapılma dönemine göre bitkide farklı meyve çiçeklenme gövde kalınlaştırmaya yönelik farklı etkilere sahiptir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
geçenlerde arkadaş arasında sohbet ederken konusu açılan bir soru. zirai sözlükteki kişilerinde yorumlayacagını bu teori üzerine düşündürmek istedim. çok karip cevaplarla karşılaşsakta bana göre en korkunç teori şuydu; şuan bedenimiz bir simülasyonsa ve biz aslında bedenen varolmamışsak, bir yerde bilgisayar gibi(şuan bunu biliyoruz belki daha ileri ekipmanlar) bir sistem tarafından ruh dediğimiz asıl benliğimizin yüklendiği simülasyondaysak. cevabı bence en korkutucu teoriydi. doğrusu bu tip şeylerle çok fazla kafa yorunca için çıkılamıyor. matrix filmi gibi pek çok baş yapıt bu noktadan çıktığı film haline geldiği ve tüm dünya tarafından sevilen konuşulan bir yapıt olduğu büyük bir gerçek. ayrıca çok konuşulan farklı boyutlardaki varlıklarca yönetilmek gibi teoriler oldukça beyin yakıcı sevgili sözlük.
Belgeyi aldıktan sonra çalışmıyorsanız 3 yılda bir vize işlemi yaptırmanız gerekir. Vizeyi bir eğitim seminere katılarak bunu beyan ederekte yapabilirsiniz. Tarımsal yayım ve danışmanlık sınavına çalışmak için ise Kaynak kitap önermek gerekirse bakanlığın kendi kitabı var ona çalışmanı ve geçmiş yıllarda çıkmış soruları çözmeniz yeterli olacaktır. Ekstra kaynağa ihtiyacınız yok internette gördüğünüz satıcılara boşuna paranızı kaptırmayın sevgili sözlük. Bakanlığın kitabının resmini buraya iliştiriyorum. [image src=i.ibb.co/MnYzKnV/BA2-D5-E0-E-0-BCA-463-E-9872-354-AC3097-D08.jpg]
Lateral türkçesi yanal anlamına gelmektedir. Lateral meristemler yanal olarak büyüme sağlayan doku hücreleridir. Yeryüzüne paralel büyümede sağlıyorlar diyebiliriz. Yanal bir büyüme sağladıkları için bir bitkide ki bulundukları dokuya bağlı olarak kalınlaşma ve büyüme sağlarlar. Kısacası bitkiyi kalınlaştırmak için bu meristamatik dokuların harekete geçmesi gerekte diyebiliriz.
Sonuçların yarın veya 22 ekim itibariyle açıklanması bekleniyor. Ziraat mühendislerinin gözü kulağı bu sonuçlarda desek yanlış olmaz. Zor bir sınavdı bakalım puanlar ve sıralamaya baktığımızda hangi seviyede olacak merak konusu. Puanlar düşecektir tahminim ama branş sıralamamız okadar kötü olmayacaktır bana göre. Bekleyip görelim
Zirai kelimesi köken olarak arapçadan dilimize katılmış ancak zamanla türkçeleşmiş olan, türkçe’deki anlamı tarım, tarımsal anlamı taşıyan ve günümüzde tarımsal üretimdeki kişilerce sıkça kullanılan bir kelimedir. Örnek vermek gerekirse; (bkz: Zirai ilaç bayilik ve toptancılık sınavı) (bkz: Zirai Don) bunlar örnek verilebilir. Oldukça yaygın ve sıkça karşılaşılan bir kelimedir. Tarım kelimesinden bile bazen daha sık karşılaşmanız muhtemeldir. Sözlüğümüzünde isminde taşıdıgı bir tabirdir.
Topraksız tarım sistemi, geleneksel toprak bazlı tarıma alternatif bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkiler, besin ve suyu doğrudan köklerine uygulanarak yetiştirilir. Topraksız tarım sistemi, düşük maliyeti, yüksek verimliliği ve daha az su kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak, yaban hayatının zarar vermesi durumunda, topraksız tarım sistemleri daha kolay bir şekilde hasara uğrayabilir. Bu nedenle, yaban hayatını önlemek için önlemler alınması önemlidir.
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Sukulent Nedir ?
ilk olarak bunuda eklemek gerek sevgili sözlük
Kelime anlamı olarak ‘’ Özsuyu Taşıyan ‘’ ya da ‘’özsu ile dolu ‘’ anlamlarına gelen özelliklerle son senelerde dünyada ve ülkemizde en çok tercih edilen Süs bitkilerinden birisidir. Evde bakılması oldukça kolay olan Sukulent kaktüs ailesine mensup bir Süs bitkisidir. Bakılması kolay olduğu ve çok fazla çeşiti bulunduğundan dolayı tercih edilmektedir.
ilk olarak bunuda eklemek gerek sevgili sözlük
Kelime anlamı olarak ‘’ Özsuyu Taşıyan ‘’ ya da ‘’özsu ile dolu ‘’ anlamlarına gelen özelliklerle son senelerde dünyada ve ülkemizde en çok tercih edilen Süs bitkilerinden birisidir. Evde bakılması oldukça kolay olan Sukulent kaktüs ailesine mensup bir Süs bitkisidir. Bakılması kolay olduğu ve çok fazla çeşiti bulunduğundan dolayı tercih edilmektedir.
genel olarak herkesin puanı düşük geldi. branş sıralamasını merakla bekliyorum 2018 yılındaki sıralamaya göre nasıl olacak hep birlikte göreceğiz. herkes puanlar düşsede iyi olacak diye tahmin yürütüyor bekleyip görelim.
Bu durum ziraat mühendislinin hor görülmesine sebep olsada mühendis olmadıkları iddiasına varan saçma ithamlara sebebiyet versede ziraat fakültesi içinde okadar kapsamlı bölümleri barındırıyorki kendine ait bir fakülte kurulması gerekiyor. Hatta şuan gıda peyzaj ve su ürünleri gibi pek çok mühendislik dalı bu alandan kopmuştur. Kısacası ziraat mühendisliği bir mühendislik dalından çok daha fazlasıdır kendi içinde bile dallar çıkartmış koca bir alandır. Diğer Tüm mühendislikler toplandığında bir fakülteyi zor dolduruyorken ziraat fakültesi okadar geniş alanları var ki kendi içinden mühendislik fakültesini bile beslemiştir örnek gıda ve peyzaj verilebilir.
Dünyada örnekleri
İyi tarım uygulamalarının da dünyada pek çok örneği bulunmaktadır. Dünya Gıda Teşkilatı (FAO), İTU prensiplerini benimseyerek tarımı daha kaliteli bir noktaya getirebilmiştir. Avrupa birliğinde bu prensipler benimsenerek Avrupa Perakendeciler Ürün grubunu oluşturmuşlardır. Bu prensipler sayesinde Avrupa’da da kısa zamanda tarım faaliyetleri olumlu bir noktaya ulaştırılabilmiştir.
İyi tarım uygulamaları nasıl yapılır?
İyi tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi için ilk olarak bazı sertifikaların alınmış olması gerekecektir. Sonrasında ise İTU yetkilileri tarafından üretim alanlarının kapsamlı şekilde analizi yapılabilecektir. Yapılan bu analizler doğrultusunda risk grupları kontrol altına alınacak ve var olan durumlara yönelik bir çalışma planı oluşturulacaktır. Oluşturulan bu çalışma planı sık sık kontrol edilerek tarımda maksimum verimlilik sağlanabilecektir.
İyi tarım uygulamalarının da dünyada pek çok örneği bulunmaktadır. Dünya Gıda Teşkilatı (FAO), İTU prensiplerini benimseyerek tarımı daha kaliteli bir noktaya getirebilmiştir. Avrupa birliğinde bu prensipler benimsenerek Avrupa Perakendeciler Ürün grubunu oluşturmuşlardır. Bu prensipler sayesinde Avrupa’da da kısa zamanda tarım faaliyetleri olumlu bir noktaya ulaştırılabilmiştir.
İyi tarım uygulamaları nasıl yapılır?
İyi tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi için ilk olarak bazı sertifikaların alınmış olması gerekecektir. Sonrasında ise İTU yetkilileri tarafından üretim alanlarının kapsamlı şekilde analizi yapılabilecektir. Yapılan bu analizler doğrultusunda risk grupları kontrol altına alınacak ve var olan durumlara yönelik bir çalışma planı oluşturulacaktır. Oluşturulan bu çalışma planı sık sık kontrol edilerek tarımda maksimum verimlilik sağlanabilecektir.
proje olarak çok güzel tarım’da uygulanabilirliğini görmemiz projedeki istikrara bağlı olacaktır diye düşünüyorum. çiftçiye iyi açıklanmalı proje sevdirilmeli başlangıçta bir ön yargı olabilir, tüketici açısından adaptasyon daha kolay olacaktır.
Alman bir kimyacı'dır kendileri, Justus von Liebig bitki besleme de özellikle yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu fikirlerin yasalaşması ile birlikte pek çok ülkede buluşları ziraat mühendisliği için derslerde okutulur hale gelmiştir. En bilineni ise kendi ismiyle anınan Liebig fıçısı veya asıl adıyla Liebig minimum yasası olarak adlandırılmaktadır. yasayı incelemek isterseniz (bkz: Minimum Yasası, Leibig Fıçısı Yasası) . tarımsal kimya alanında yoğunlaşan bilim insanı, özellikle bitkide azotun önemi vurgulayan geniş çaplı araştırmaları en önemlisidir bana göre. ayrıca gıda açısından da pek çok deneye çalışmaya imzasını atmıştır. amcamızın fotoğrafınıda şöyle iliştiriverelim [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/Justus-von-Liebig.png]
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
mevcut verilerde tarımla uğraşanların yaş ortalamasının 56 olduğu bilinen bir gerçek. bu yüzden bu projenin (bkz: çks sistemi) gibi zorundalık ve desteklemelerle kullanımının alıştırılması şart. bir alışkanlık elde edilirse zaten işlevselliği teknik sorunları adım adım çözülür tüm dijital platformlarda oldugu gibi. çok iyi bir müşteri hizmetleri sistemiyle direk diyalogla çözümlenmelidir üye problemleri. yapılan araştırmalarada insanlar dijital platformlarda ilk denemesinde başarısız veya negatif bir sonuçla karşılaşırsa malesef geri döndürmenin çok zor olduğunu gösteriyor bizlere. Bu Aslında birde Türkiye Gerçeğidir. örnek vermem gerekirse (bkz: devrim arabaları) gerçeği var bir başarısızlık büyük bir devrimi engelledi otomotivde. bu yüzden bu projeyinin başarısı çok önemlidir. tarımın tüm paydaları olarak biz mühendislerde elimizden geleni yapmalıyız. arkasında güçlü bir bakanlık varken başarısız olma lüksü yok. eminim projenin arkaplanın da pek çok plan program yapılmıştır diye umut ediyorum.
biraz garip bir konu gibi gelecektir, sizlere ama bunada bir başlık mı olur demeyin meraklısına güzel bir içerik.
Evde hayvan bakmak, o kadar kolay olmayabilir. Fakat kedi, köpek, balık, örümcek gibi çeşitli hayvanları evinde barındırıp büyüten birçok insan bulunmakta. Peki evde kuzu besleyen insanları biliyor musunuz?Evde kuzu beslemek, birçok insan tarafından ve özellikle köy işleri ile uğraşan insanlar tarafından gerçekleştirilmekte. Yeni doğmuş kuzular evde bir müddet bakılır ve yeterince büyüme aşamasına geldikten sonra koyun sürüsünün arasına katılır. Eğer ki evde kuzu beslerseniz bir süre sonra size bağlanır ve sizinle oynamak ister. Evde kuzu bakmak sanıldığı kadar zor değil. Yalnızca dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
(bkz: Coronovirüs ) sebebiyle dünya insanları olarak zor günler geçirdiğimiz şu günlerde fransadan #tarım da ilginç bir girişim haberi aldık. 250bini işsiz 50bini öğrenci olmak üzere 300 bin fransa vatandaşı tarımsal üretimdeki hasatta yer almak için gönüllü olmuş. Bir tarım ordusu kuran fransanın tüm vatandaşlarıyla birlikte üretime verdiği değeri görüyoruz. Bu her ne kadar takdir edilsede iki etmeni göz ardı etmemeliyiz, 1. Olarak bu virüs döneminde bu 300bin kişinin ne tür bir önlem ve güvenlik altında çalışacağı bunun virüsün yayılımına etkisinin ne olacagı 2. Olarak bizde gibi nufusa bağlı tarım işçilerinin yeterli olmadığını bizde böyle bir ihtiyacın olmadığınıda buraya not edeyim sevgili sözlük okurları