Topraksız tarım nedir?
Tarımsal üretimi toprak kullanmadan, çeşitli yatak denilen materyaller vasıtasıyla, kök bölgesini nemli tutmak ve besini ulaştırmak yoluyla yapılan bir tarımsal üretim şeklidir.
Topraksız Tarım nasıl yapılır?
topraksız tarımda pek çok üretim metodu vardır. her bitki topraksız tarımla üretilemediği gibi bitkiye görede kullanılan yatak değişmektedir. bu yüzden profesyonel bir bilgi ve birikim gerektiren bir üretim biçimidir.
Topraksız tarım da kullanılan yataklar nelerdir?
topraksız tarımda durgun su kültürü, nft, katı ortam kültürü olarak çeşitli kategoriler vardır. aşağıda ayrıntılarıyla resmi ekliyor olacağım. kimi akan bir su sisteminde üretim yapılırken kimisi ise durgun bir su kültüründe üretim yapılmaktadır. kokopit, cam yünü gibi de pek çok üretim materyali kullanılmaktadır.
Topraksız tarım özellikle hollandada tarımsal üretimin çoğunlugu kapsamaktadır. topraksız tarımın tercih edilmesinin sebebi ise; - birim alandan daha çok verim almak - gübre ve ilaç maliyetini düşürmek gibi etkenleri vardır. topraksız tarımın negatif yönleri ise; ilk kurulumunda dolar bazlı bir maliyet doğurmarsı, yogun işçi masrafı, pazarlama gibi etmenler sayılabilir.
Topraksız tarımda ülkemizde genellikle katı kültür ortamında domates başlıca olmak üzere biber salatalık çilek ve su kültüründe marul biber gibi ürünlerin üretimi ön plana çıkıyor.
topraksız tarım üretim şekilleri resimdedir. [image src=https://www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/11/topraksiz-tarim-uretim.png]
mevcut işsizlik ve yığılma düşünüldüğünde sayı yetersiz ancak uzun bir dönem sonra biraz sektörü hareketlendirecek. özellikle yeni alınan ince bir detay çok önemli; karara göre kamuda mevcut çalışanlar tercih yapamayacak. geçmiş dönemlerde bu olmadığından malesef bazı kadrolar boşa gidiyordu
Ziraat mühendislerinin türkiyede ilk ve tek sözlüğü, ilk interaktif tarım sözlüğü. Amaçları bilgiyi en yalın haliyle ülke tarımına sunmak, mesleğimizde bir iletişim ve bilgi akışı oluşturmak. gündemdeki konuların en hızlı şekilde duyurulması sektördeki doğru ve yanlışların özgürce tartışılması amaçlanmaktadır.
Tarımsal üretim de gerekli olan bazı gereçlerin (tarım alet ve makinaları, gübre ve ilaç) çiftçiye temini amacıyla 1944 yılında kurulmuş olan ve 1998 yılında ise özelleştirilmiş kamu kurumudur. geçmişte yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettirsede özelleştirme sonrası malesef unutulmuştur. yaptığı çalışmalardan bazılar milli traktör üretimi (bkz: başak isimli traktör) , gübre , ilaç ve bazı tarım aletlerinin ise yedek parça üretimi sayılabilir. özelleştirme öncesi ise 3 bin üzerinde traktör üretmiştir.
Sonuçların yarın veya 22 ekim itibariyle açıklanması bekleniyor. Ziraat mühendislerinin gözü kulağı bu sonuçlarda desek yanlış olmaz. Zor bir sınavdı bakalım puanlar ve sıralamaya baktığımızda hangi seviyede olacak merak konusu. Puanlar düşecektir tahminim ama branş sıralamamız okadar kötü olmayacaktır bana göre. Bekleyip görelim
Zirai don ne demektir; tarımda en büyük risklerden biri olan üretimi tamamen bitirebilecek ve onca emeği bir anda yok edebilecek seviyede risk teşkil eden metoroloji olayı hava sıcaklığının 0°C derecenin altına düşmesiyle meydana gelen ve bitkinin direk ölmesine sebebiyet verebilecek bir olaydır. tarımda ekilen her bitkinin bir iklim isteği vardır. belirli sıcaklık veya soğukluklarda bitki yaşamını devam ettiremez. tarımda ise değişen hava koşullarına karşı çeşitli önlemlerle bu don riskinin önüne geçilmeye çalışılır. meteoroloji genel müdürlüğü zirai don tahminleri hava durumu sürekli takip edilerek, serada ısıtmalar veya çeşitli önlemler yapılmalıdır.
Mesleğimize olan güvensizliğin göstergelerindendir. Ayrıca lobi olarak ne kadar güçsüz olduğumuzuda ortaya koyar. Kendi bakanlığımızda bile işi bilenler yok iken tarım nasıl kalkınacak. Ziraat odalarında bile ilk okul mezunu başkanlar var altında çalışıyoruz. Çiftçiye zaten dert anlatmak bilimsel çalışmaya yönlendirmekte zor. Biz nasıl mühendisliğimizi icra edebiliriz bu ortamda?
Belgeyi aldıktan sonra çalışmıyorsanız 3 yılda bir vize işlemi yaptırmanız gerekir. Vizeyi bir eğitim seminere katılarak bunu beyan ederekte yapabilirsiniz. Tarımsal yayım ve danışmanlık sınavına çalışmak için ise Kaynak kitap önermek gerekirse bakanlığın kendi kitabı var ona çalışmanı ve geçmiş yıllarda çıkmış soruları çözmeniz yeterli olacaktır. Ekstra kaynağa ihtiyacınız yok internette gördüğünüz satıcılara boşuna paranızı kaptırmayın sevgili sözlük. Bakanlığın kitabının resmini buraya iliştiriyorum. [image src=i.ibb.co/MnYzKnV/BA2-D5-E0-E-0-BCA-463-E-9872-354-AC3097-D08.jpg]
Seracılıkta "ŞOKLAMA" ismiyle de kullanılabiliyor. gece gündüz sıcaklıklarıyla oynamak suretiyle yapılır. yapılma dönemine göre bitkide farklı meyve çiçeklenme gövde kalınlaştırmaya yönelik farklı etkilere sahiptir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
Tarımsal üretim sürecinde meydana çıkan yabancı otlar, bitki zararlıları ve bitki hastalıkları gibi üretimi, verimi dolayısıyla tarımdaki geliri direk etkileyecek unsurlardan çeşitli kimyasal, biyolojik veya kültürel işlemler vasıtasıyla bitkileri korumak için yapılan, ürünü korumak veya kalitesinin düşmesini engellemek amacıyla yapılan işlemlere zirai mücadele denir.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
Tarım’da sıkça karşılaştığımız bir biyoloji terimi. Genel olarak özet geçmek gerekirse, bir bölgede yer alan, yaşamını sürdüren bitki ve hayvanların tümüdür diyebiliriz. Bir bölgedeki hayvan varlığına ise (bkz: fauna ) , bitki varlığına ise (bkz: flora ) denir. Bir tanım yapmamız gerekirse bir alan veya bölge de varlığını sürdüren flora ve fauna’ya biota yada biyota denir.
bu alımda ilk kez diğer alımlara göre bir fark olacak ve bu çok önemli oda şu ki; mevcut kamu kurumlarında çalışanlar bu atamada başvuru yapamayacak. geçmiş dönemlerde bu şekilde başvurular nedeniyle bazı kontenjanların boşa gittiği bir gerçekti ve bu büyük bir sorundu. bu yenilik bakanlıklar açısından da bir ilk, bu kuralı ilk kez (bkz: tarım bakanlığı) uygulayacak. diğer kamu kurumlarına da örnek olup onlarda da uygulanması büyük haksızlıkların önüne geçecektir. ziraat mühendisi ve ziraat teknikeri meslektaşlarıma hayırlı olmasını dilerim.
Tarımsal yetiştiricilikte sıkça duyduğumuz tohum kelimesini biyolojik olarak ne anlama geldiğini söylemek gerekirse; Erkek ve dişi gametlerin bir araya gelerek oluşturdukları ve yeni bir bitki meydana getirme yeteneğine sahip yapıya tohum denir.
Topraksız tarım sistemi, geleneksel toprak bazlı tarıma alternatif bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkiler, besin ve suyu doğrudan köklerine uygulanarak yetiştirilir. Topraksız tarım sistemi, düşük maliyeti, yüksek verimliliği ve daha az su kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak, yaban hayatının zarar vermesi durumunda, topraksız tarım sistemleri daha kolay bir şekilde hasara uğrayabilir. Bu nedenle, yaban hayatını önlemek için önlemler alınması önemlidir.
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Bir ziraat terimi olan çeltik gibi bitkilerin yetiştiriciliğinde kullanılan bir yöntem olan tava kelimesini kısaca sizlere açıklamam gerekirse; İçerisinde yüzey sulama yapılacak, yüksekliği 15-20 cm olan dikdörtgen şeklinde hazırlanan yetiştirme yerlerine tava denir. Süs bitkileri yetiştiriciliğinde ise uzun ömürlü tava (hendekler) kullanılmaktadır.
Alman bir kimyacı'dır kendileri, Justus von Liebig bitki besleme de özellikle yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu fikirlerin yasalaşması ile birlikte pek çok ülkede buluşları ziraat mühendisliği için derslerde okutulur hale gelmiştir. En bilineni ise kendi ismiyle anınan Liebig fıçısı veya asıl adıyla Liebig minimum yasası olarak adlandırılmaktadır. yasayı incelemek isterseniz (bkz: Minimum Yasası, Leibig Fıçısı Yasası) . tarımsal kimya alanında yoğunlaşan bilim insanı, özellikle bitkide azotun önemi vurgulayan geniş çaplı araştırmaları en önemlisidir bana göre. ayrıca gıda açısından da pek çok deneye çalışmaya imzasını atmıştır. amcamızın fotoğrafınıda şöyle iliştiriverelim [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/Justus-von-Liebig.png]
İyi Tarım Uygulamaları
İyi tarım uygulamaları; doğrudan tarımsal ürünlerin ve işlenmiş tüm gıda türlerinin güvenilirliğinin sağlanması amacı ile ortaya çıkarılan birtakım değişikliklerdir. İyi tarım uygulaması hakkında bilinmesi gerekenler ise şu şekilde sıralanabilir;
• Bu uygulama ekolojik veya organik tarım türü ile karıştırılmamalıdır. Organik tarımda kesinlikle kimyasal ilaç kullanılmamaktadır. Ancak iyi tarımda zirai ilaçlar ve kimyasal ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak kullanılan her ilacın toprağın kalitesini olumsuz yönde etkilemediğine dair, kayıtların tutulması gerekecektir.
• İyi tarım uygulaması sertifikası almış bir çiftçinin kendi isteği üzerine ilaç kullanımı söz konusu olamaz. İlaçların miktarı ve çeşitleri sertifikayı veren kuruluşun uzman çalışanları tarafından belgelenmekte ve denetlenmektedir.
• Gübreleme işlemi de kişinin besinlerinin ihtiyacına göre belirlenmektedir. Bu nedenle İTU belirli analizlerde bulunarak, uzmanların verdiği öneriler doğrultusunda çiftçinin gübreleme işlemi yapabilmesine izin verebilecektir.
• İyi tarım uygulamalarında belirli konularında kapsamlı analizi yapılabilecektir. Bu konular su kaynakları, su kaynaklarında kirlilik, sürdürülebilir su kaynakları varlığı, suyun kalitesi, komşu arazilerin üretim biçimleri, ilaç kullanımı planlanması, üretim için kullanılacak olan toprağın tipi, bitki sağlığı ve ekim nöbeti gibi noktalardır. İTU bu konuları göz önünde bulundurarak, bir değerlendirme yapacaktır.
• Bu uygulamada gübreleme ve ilaçlama sırasında işçinin sağlığına da önem verilmektedir. İşçiye ve çevreye verilen zararın minimum düzeye indirgenebilmesi için özel çalışmalar yürütülmektedir. Bu noktada özel raporlar hazırlanmaktadır.
• Bu yönetmelikte düzenli olarak gıda kimyasal malzeme içeriği bakımından denetlenecektir. Yapılan testlerde zararlı bulgulara rastlanması halinde, acil eylem planları oluşturulmaktadır. Bu uygulamada kimyasal maddenin sınırlandırılması büyük bir önem taşıyacaktır.
• Bu uygulamada GLOBALBAP esasları gözetilerek oluşturulmuştur. Bu esaslar önderliğinde yönetmeliğin uygulanmasının tek bir amacı bulunmaktadır. Buda kişilerin ihracat konusunda rakiplerinden bir adım önde olabilmesini sağlamaktır.
• İyi tarım uygulamalarında çiftçiye destek olabilmek amacıyla devlet tarafından düşük faizli kredi, hibe ve maddi destek yardımı yapılabilmektedir.
İyi tarım uygulamaları; doğrudan tarımsal ürünlerin ve işlenmiş tüm gıda türlerinin güvenilirliğinin sağlanması amacı ile ortaya çıkarılan birtakım değişikliklerdir. İyi tarım uygulaması hakkında bilinmesi gerekenler ise şu şekilde sıralanabilir;
• Bu uygulama ekolojik veya organik tarım türü ile karıştırılmamalıdır. Organik tarımda kesinlikle kimyasal ilaç kullanılmamaktadır. Ancak iyi tarımda zirai ilaçlar ve kimyasal ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak kullanılan her ilacın toprağın kalitesini olumsuz yönde etkilemediğine dair, kayıtların tutulması gerekecektir.
• İyi tarım uygulaması sertifikası almış bir çiftçinin kendi isteği üzerine ilaç kullanımı söz konusu olamaz. İlaçların miktarı ve çeşitleri sertifikayı veren kuruluşun uzman çalışanları tarafından belgelenmekte ve denetlenmektedir.
• Gübreleme işlemi de kişinin besinlerinin ihtiyacına göre belirlenmektedir. Bu nedenle İTU belirli analizlerde bulunarak, uzmanların verdiği öneriler doğrultusunda çiftçinin gübreleme işlemi yapabilmesine izin verebilecektir.
• İyi tarım uygulamalarında belirli konularında kapsamlı analizi yapılabilecektir. Bu konular su kaynakları, su kaynaklarında kirlilik, sürdürülebilir su kaynakları varlığı, suyun kalitesi, komşu arazilerin üretim biçimleri, ilaç kullanımı planlanması, üretim için kullanılacak olan toprağın tipi, bitki sağlığı ve ekim nöbeti gibi noktalardır. İTU bu konuları göz önünde bulundurarak, bir değerlendirme yapacaktır.
• Bu uygulamada gübreleme ve ilaçlama sırasında işçinin sağlığına da önem verilmektedir. İşçiye ve çevreye verilen zararın minimum düzeye indirgenebilmesi için özel çalışmalar yürütülmektedir. Bu noktada özel raporlar hazırlanmaktadır.
• Bu yönetmelikte düzenli olarak gıda kimyasal malzeme içeriği bakımından denetlenecektir. Yapılan testlerde zararlı bulgulara rastlanması halinde, acil eylem planları oluşturulmaktadır. Bu uygulamada kimyasal maddenin sınırlandırılması büyük bir önem taşıyacaktır.
• Bu uygulamada GLOBALBAP esasları gözetilerek oluşturulmuştur. Bu esaslar önderliğinde yönetmeliğin uygulanmasının tek bir amacı bulunmaktadır. Buda kişilerin ihracat konusunda rakiplerinden bir adım önde olabilmesini sağlamaktır.
• İyi tarım uygulamalarında çiftçiye destek olabilmek amacıyla devlet tarafından düşük faizli kredi, hibe ve maddi destek yardımı yapılabilmektedir.
Evde meyve ve sebze yetiştirmek, düşünüldüğü kadar zor bir iş değil. Yalnızca gerektiği kadar su verip zarar görmemesini sağlamalısınız. Eğer ki bitkiyi korur, iyi bir şekilde sularsanız bitki sezon sonunda size güzel bir şekilde meyve ve sebze verecek.Eğer ki evde meyve ve sebze bahçesi olsun isteyen bir birey iseniz ve daha önce hiç denemediyseniz bakımı kolay olan bitkiler hakkında birkaç detay belirteceğiz.
[b][/b]
Domates
Kolay yetiştirilebilen sebzelerden birisi domates. Evinizin balkonuna veya bahçesine 10-15 fide domates dikerseniz ve her gün yeterli miktarda sularsanız sezon sonunda hasat zamanı size 1-2 ay yetecek domates stoğu çıkacak. Fakat evde bu iş çoğunlukla hobi amaçlı yapılmakta. Yine de 1-2 ay ekonomik açıdan da tasarruf etmenizi sağlayacaktır.
[b][/b]
Çilek
Evde bakımı kolay olan bir diğer ürün çilek olmakta. Çilek, hem tadıyla hem de görünümüyle insanların ilgisini çeken bir meyve. Küçük fideleri ile yer kaplamayan bu meyveden 20-30 tane alarak 1 ay boyunca yetecek stok çıkarabilirsiniz. Çok fazla büyümeyen çilek, zaman zaman bol bol meyve de vermektedir. Diğer ürünler gibi yılda 1 defa meyve verir.
[b][/b]
Fasulye
O ünlü fasulye deneyinde hiç hasat zamanına ulaştınız mı? Bunun için fide parası vermeye bile gerek yok. Marketten alınan bir fasulye paketi ile içerisindeki tohumları toprağa ekerek ve çangal yardımı ile bunların uzamasını sağlayarak sezon sonunda bol bol fasulye elde etmeniz mümkün olur. Tek bir fasulyeden yüzlerce fasulyeye kavuşmanız bile mümkün.
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Çinin wuhan kentinden yayılan çinlilerden nefret ettirecek düzeyde dünyayı etkileyen virüs. Tarım sektörünün önemini üretimin önemini ülkeye göstermiş gibi görünse de virüs sonrası unutulacak insanlar için geçici bir gündem malzemesi değildir umarım.ziraat mühendisleri olarak Riskli bir grupta önlemlerin sınırlı alınabileceği şartlarda sahada ter dökerken belki sağlık çalışanları gibi alkış almasakda zirai net olarak herbirinizi gönülden alkışlıyorum meslektaşlarım.